Kültür Sanat
Klasik Sanatlar
 

'Sınırları aşmak, imajlar yaratmak'

Hudutların ötesinde yepyeni dünyalarla tanışmak, karşılıklı etkileşimlerde bulunmak yeni zenginliklerin kapısını aralar. Ve yeni dünyanın zihin haritalarını belirlemek de sembollere düşer. Bu yüzden önce imajlar yaratılır. Sonra içlerini dolduracak fikirler servis edilir.

Bir kelime, iddiasını tek başına kendi yalın anlamına değil, ona hayat veren eylemin gücüne borçludur. ‘Sınır' ve ‘imaj' kelimelerine ‘aşmak' ve ‘yaratmak' fiillerinin kazandırdığı iddia gibi. Kendi dünyası ile yetinmeyen bir zihin için sınır, daima aşılmak içindir. Hudutların ötesinde yepyeni dünyalarla tanışmak, karşılıklı etkileşimlerde bulunmak yeni zenginliklerin kapısını aralar. Ve yeni dünyanın zihin haritalarını belirlemek de sembollere düşer. Bu yüzden önce imajlar yaratılır. Sonra içlerini dolduracak fikirler servis edilir.

Birşeyleri aşmanın ve yaratmanın büyüsü karşısında herkes eşittir üstelik. Genç, yaşlı ayırdetmez bu tutku. Yorgun bir bedene bu sihri aşılayan, tecrübesi, nice sınırlar aşmış olmanın verdiği güvendir. Hakemlik makamı, ‘gençlik bilse, yaşlılık yapabilse' sarkacının arasında gidip gelirken, tecrübe yine öne düşmüş ve iddiasını bir başka cümleyle tamamlamıştır;

Sınırları aşmak, imajlar yaratmak: yazınsal ve görsel geleneklerde Muhammed Peygamber'in arayışı... / Crossing boundaries, creating images: In the search of the prophet Muhammad in Literary and visual traditions. (1)

Yaşlı kıta Avrupa, doğduğu yerde, rönesansın beşiği Floransa'da sürdürmektedir bu arayışı. Avrupa'nın en itibarlı araştırma enstitülerinden birisi olan Max Planck Enstitüsü'nün desteği ile  Floransa Sanat Tarihi Enstitüsü (Kunsthistorisches Institut)'nde ‘Muhammed Peygamber' konuşulmaktadır. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen otuz bilim insanı ‘Avrupa bakışı ve İslam geleneği içinde çeşitli şekillerde tasavvur ve resmedilen Muhammed imajları' üzerine tebliğler sunmaktadır.

‘Muhammed Peygamber'i yine görsel karelerde tanımaya çalışması bir yere kadar normal sayılabilir. Fakat görsel malzeme bakımından zengin bu münbit ortam gün gelir, İslam Peygamberi'ni saygısız bir karikatürün konusu yapar. İnananlarının kutsalı, saygı sınırında işgale uğrar.

Bir kürsü ve bir projeksiyon perdesi yeter sınırları aşıp, imajlar yaratmaya. Söylenenler, perdeye yansıyan imajları kimi zaman desteklerken,  kimi zaman çarpıtır, kimi zaman spekülasyon malzemesi yapar. Fakat başlıklar ilginçtir;

"Adolph Weinman'ın Birleşik Devletler Yüksek Mahkemesi için Yaptığı Heykel Frizindeki (1931-1935) Kanun Yapıcılar Arasındaki Masonik Birlik ve Muhammed", "Reform Çağında ‘Sahte Peygamber'", "Muhammed'in Avrupalı Bir Yazar Tarafından Yapılan Tasviri ve Ortaçağ Döneminde Latince Kur'an Okuma Gelenekleri", "Günümüzdeki Popüler İran Betimlemelerinde Peygamberin Tasviri", "Bir Türk Ağıtı? Süleyman Çelebi'nin Mevlid'i ve Müslüman-Ortodoks Hıristiyan Sınırlarını Çizmek", "İncil'i Camdan Okumak: Sainte-Chapelle'deki Muhammed İmgesi", "Renkli Kelimelerle Aldatmak: Reform Dönemi İngiltere'sinde Muhammed", "Şiilik ile Aşılanmış: Peygamberin Kaçar Dönemi Sanatında Temsilleri", "Modern Çağ Öncesi Yahudi Literatürlerinde Muhammed'in Anlamları", "Peygamberin Gülü: İslami Sanatta Muhammed'in Dokulararası İmgeleri", "Savaşçı Peygamber Olarak Muhammed: Rashid al-Din'in Dünya Tarihi'nden İmajlar", "Yazmaya Karşı Göstermek: Muhammed Peygamberin 16. Yüzyılın Son Dönemlerinde Yazılmış Olan Biyografisindeki Dini Polemikler ve Görsel Gerçekçilik", "Müslüman Putperestler ve Muhammed'in Tapınması: Romanesk Heykellerde İslam Karşıtı İkonografi", "Dolunay Aramızda Yükseldi: Klasik İslami İlimde Muhammed'in Müteaddit Mirasının Saptanması", "Muhammed, Maximilian ve Mandeville: Müslüman Bir Ezeli Düşman Oluşturmak", "Sahtekar mı Yoksa Kanun Yapıcı mı? 17. ve 18. Yüzyıllarda Avrupalıların Gözünden Muhammed", "Muhammed'in En Eski Latince Kaynaklarda Bulunan Hayat Hikayelerindeki Karşı Tarih"

 

Batı hem kütüphanelerindeki tarihi malzeme, hem de ürettiği sıcak ve taze imajlarla "Muhammed Peygamber"i konuşmaya ve kendine has yaklaşımıyla O (sav)'nu gündemde tutmaya devam ediyor. Sınırları geçip, hudutların ötesinde imajlardan dünyalar inşa ediyor.

Bu başlıkların her biri Floransa'da yapılan sıradan bir konferansın konu başlıkları olmaktan öte anlamlar taşımaktadır. Sanat tarihçisinden, antropologuna, müze küratöründen tarihçisine Toronto, Londra, Sussex, Pennsylvania, Edinburg, İndiana, Glasgow gibi dünyanın önde gelen üniversitelerinden birçok akademisyenin buluştuğu ve dünyada O (sav)'nunla ilgili algıların sergilendiği entellektüel bir arena olmuştur Floransa. Tebliğler batılı zihinlerin İslam Peygamberi'ni ve O (sav)'nun mesajını hangi kodlarla okuduğunu gösterir. Konferans boyunca ‘bilimsel' ve ‘akademik' ibre zaman zaman şaşsa bile, batının o kendine has bakış açısı hiç şaşmaz. Üstelik ‘Avrupa bakışı' yanında ‘İslam geleneği'ni de kapsadığı belirtilen konferansta, İslam geleneği, Peygamber'in görselliği konusunda daha çok malzeme sunan şii algı tarafından temsil edilir. O (sav)'nu tanımayı sadece ‘görme'ye indirgemeyen ehl-i sünnet algısı yalnızca bir tebliğ ile sınırlı kalır; Titus Burckhardt'ın batı kendi perspektifini elestiriye tabi tutmadan islam sanatının derinliğini anlayamaz tespitini resmedercesine.

İslam Peygamberini görmeyi ahirete erteleyen bir mü'min için perdeye gölgesi düşen imajlar can sıkıcı, hatta çoğu zaman sevimsizdir. Zira resmin sığ çizgileri Müslümanların geniş muhayyilesinde yaşayan peygamberi sıradanlaştırmaktadır. Michelangelo'nun şehrinde, görsel imajlar üzerinde yükselen bir medeniyetin, ‘Muhammed Peygamber'i yine görsel karelerde tanımaya çalışması bir yere kadar normal sayılabilir. Üstelik Avrupa kütüphaneleri akademisyenlere ‘Muhammed Peygamber'i  anlatan sayısız görsel kaynak sunmaktadır. Fakat görsel malzeme bakımından zengin bu münbit ortam gün gelir, İslam Peygamberi'ni saygısız bir karikatürün konusu yapar. İnananlarının kutsalı, saygı sınırında işgale uğrar. Karikatürler gazete ve dergilerde basılıp dünyayı dolaşırken, ‘Dünyayı sallayan karikatürler', üniversitelerin basım evlerinde tartışmalara yol açar.

Batı hem kütüphanelerindeki tarihi malzeme, hem de ürettiği sıcak ve taze imajlarla "Muhammed Peygamber"i konuşmaya ve kendine has yaklaşımıyla O (sav)'nu gündemde tutmaya devam ediyor. Sınırları geçip, hudutların ötesinde imajlardan dünyalar inşa ediyor.

Peki, müslümanlar yüzyıllardır O (sav)'u ve mesajını anlamak için ürettiği zengin birikimi yaymak için ne yapıyor? Kendi zihin dünyalarının koordinatlarını nasıl genişletiyor?


1) Crossing boundaries, creating images: In the search of the prophet Muhammad in Literary and visual traditions başlıklı konferans 16-18 Ağustos 2009 tarihlerinde Floransa`da yapılmıştır.

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.