Sonpeygamber.info
Yazarlar
 

"Beyazlar İçinde" Bir Oruç

İslam ve iman kavramlarının mayasıdır ‘ihsan’ kavramı. İhsan’ın, torunlarına isim olarak seçtiği ‘Hasan’ ve ‘Hüseyin’ ve ‘Muhsin’in kökü olmasından anlıyoruz ki, Rasûlullah hayatının merkezine koyar ihsanı. ‘İhsan’ ki ‘güzellik’/‘hüsün’ kavramının eylem halidir.

“Bir gün Rasûlullah’ın huzurunda bulunduğumuz sırada, beyazlar içinde bir adam geldi” diye başlar Cibril hadisi. Adamın üzerinde kir pas ya da yorgunluk gibi yolculuk alametlerinin olmayışı dikkatini çeker Hazreti Ömer’in. Yerli değildi ama yolcuya da benzemiyordu. Beyazlar içindeki adamın Rasûlullah’ın önüne oturuşunu, dizlerini Rasûlullah’ın dizlerine dayayışını, ellerini kendi dizlerinin üstüne koyuşunu ve ardından sakince dört soru soruşunu anlatır Hazreti Ömer. Dahası adam, Rasûlullah’ın verdiği cevapları Rasûlullah’ı sınıyormuş gibi “Doğru!” diye onaylar. Daha önce hiç olmamış böylesi.

Beyazlar içindeki adamın üçüncü sorusu şudur: “İhsan nedir?” (“İslam nedir?” “İman nedir?” sorularından sonra gelir bu soru.) ‘İhsan’ı şöyle tarif eder Rasûlullah: “Allah’ı görüyormuş gibi ubudiyet etmendir; (çünkü) sen O’nu görmüyor olsan da O seni görmektedir.” Beyazlar içindeki adam “Sadakte” der üçüncü kez. “Doğru söyledin.”

Son olarak “Saat nedir?” sorusuyla kıyametin vaktini sorunca, Rasûlullah’tan “Bilmiyorum” cevabı alır. Bu cevaba da “Doğru” der adam ve usulca kalkıp gider, gözden kaybolur. Sonunda, gelenin Cibril olduğunu ve dini öğretmek için sorular sorduğunu açıklar Rasûlullah. 

Yukarıdan gelen oruca refakat ettiğimiz şu günlerde, beyazlar içindeki adamın ve sorularının “yukarıdan” gelişi dikkatimi çekti. Üzerinde yolculuk alameti olmayan beyazlı bir yolcudur oruç. Bakın, nasıl da sessizce sızıverdi aramıza. Hep buradaymış gibi, hep aramızda yaşarmış gibi tanıdık bir yanı var ama yukarıdan. Sessizce geldiği gibi sessizce gözden kaybolacak. Bize bir şey söylemeden. Ama Rasûlullah’la diz dize oturmuşluğunu hatırlatarak. “Beyazlar içinde” bir soru demeti indirir kalplerimize. Bizi Rasûlullah’ın dizi dibine çekercesine. En çok da “ihsan”ı hatırlatmak istercesine.

İslam ve iman kavramlarının mayasıdır ‘ihsan’ kavramı. İhsan’ın, torunlarına isim olarak seçtiği ‘Hasan’ ve ‘Hüseyin’ ve ‘Muhsin’in kökü olmasından anlıyoruz ki, Rasûlullah hayatının merkezine koyar ihsanı. ‘İhsan’ ki ‘güzellik’/‘hüsün’ kavramının eylem halidir.

İhsan, sonsuzca çoğalan, inceldikçe incelen, hep yeni baştan başlayan, heyecanı hiç bitmeyen bir estetik ödev verir müminlere. Allah’a, sadece Allah’a göstermeye değer eserler koymaya çağırır. “Eğreti yaşamalardan vazgeçin” der. “Derme çatma işlerle avunmaya son verin.” “Lalettayin ürünlerle avunmayın.” “Geçiştirmeyin an’ı.” “Sonsuz bakışa değer olun, sonsuz bakışın hakkını veren işler yapın.”

Bu çağrıyı orucun dilinden duyuyoruz bugünlerde. Gösterilmeyen ve görülmeyen bir hal olarak oruç, ‘ihsan’ı yeniden inşa etmek ister. Sonsuz bakışın ucuna koyar halimizi. Görünme derdini Bir’e indirir. Bakın işte, oruçlunun orucunu kimse göremez. Oruçlu orucunu istese de kimseye gösteremez. Oruca niyet, gizli ve saklıdır. Yememe ve içmeme sözü sessiz ve şeffaftır. Başkalarının görmelerine aldırış etmemeyi öğrenir oruçlu. Başkalarının görmemesini bir sığınak bilmekten vazgeçer. Olduğu gibi görünmeyi ve göründüğü gibi olmayı biricik varoluş seçeneği olarak idrak eder. Samimiyetini yeniler. İçtenliğinin kırıklarını onarır.

Göğe bakmaya çağırır oruçluyu “beyazlar içindeki” oruç: “Seni aldım bu sunturlu yere getirdim/Sayısız penceren vardı bir bir kapattım/Bana dönesin diye bir bir kapattım/Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat/Durma kendini hatırlat/Durma göğe bakalım.”[1]

Sahiden, pencereleri kapatır oruç. Kendini yeniden hatırlama temrinidir. Görünmelerin kıyısından çeker insanı. Kalabalık bakışları önemsizleştirir, çokça seyredilmeleri iptal eder. Ateşli görünme telaşından serin gölgeli bir yalnızlığa alır insanı.  Sadece ama sadece Allah’ın gördüğü saklı bir yere oturtur. Yalnız Allah’ın gördüğünü bildiği gizli bir halde tutar. Tenhada, kapı ardında, dört duvar arasında, perde arkasında, Bir’inin görmesine göre yaşamayı dener insan. Başkaca görmeleri ciddiye almaz olur. Başkalarına görünme derdinden kurtulur. Sadece Bir’in gördüğünü görerek yaşar. Bir’in nazarında yer bulur kendine.

Hâsılı oruç, Cibril’in “İhsan nedir?” sorusuna Nebevî bir cevaba dönüştürür bizi: “Allah’ı görür gibi” yaşatır. Der ki: “Çünkü sen O’nun seni gördüğünü görüyorsun artık. Yani, Allah’ı görüyorsun. Yeni bir g/özün var artık.”

Biliyoruz ki, güzel, göz olmadan güzel olamaz. Zira “göze el vermek” demeye gelir “güzel” kelimesi. “Gözel” den “güzel”e doğru değişmiştir. Bakıştır güzeli güzel eden. Bakıştır nakşı dokuyan. Nazardır manzaranın varlık zemini. Âşıktaki “aşk olmasa, güzelin güzelliği beş par’e etmez” ya, işte ondan.

Hiç solmayan, hiç terk etmeyen, hiç vefasızlık etmeyen, hiç kapanmayan bir bakışın ucuna koydu bizi “beyazlar içindeki” oruç. Elçi ile diz dize oturtmakla kalmadı; göz göze getirdi, söz söze getirdi. O’nun gördüğünü gösterdi bize. O’nun gözünü verdi bize. O’nun sözüne sayfa etti halimizi.

Yakındır; beyazlar içindeki oruç sessizce çekip gider aramızdan. Üzerinde yolculuk alameti olmayan o yolcu, giderayak yola çıkarır bizi. Yolun sadece giderek değil, kalarak da kat edildiğini hatırlatır.

Ve bayram sabahı bir başka türlü duyarız o Nebevi Söz’ü: “Geldi oruç; sorular sordu ki, dininizi öğrenesiniz. Hakiki bayramın vaad ettiği üzere, ‘iade edilir’ fıtratımız bize. Ramazan Bayramı diye bildiğimiz ‘iyd’ül fitr’dır zira “fıtrata dönüş.”

 

[1] Turgut Uyar, Göğe Bakma Durağı

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.

Senai Demirci

1964, Samsun doğumlu.  1990’da Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazı hayatını sayıları 30’a yaklaşan kitapların yazarı olarak sürdürüyor. Kendi adına kurduğu Dr. Senai Demirci Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ve Okul Öncesi Eğitim Kurumu’nda eğitim çalışmaları yapıyor. Çeşitli radyo ve televizyon programlarının yapımcılığını ve sunuculuğunu yapan Senai Demirci, Sonpeygamber.info’nun çalışmalarına düzenli olarak katkıda bulunuyor.

devamını oku
 

Sonpeygamber.info'yu Takip Edin