Sonpeygamber.info
Peygamber'in İzinde Gündelik Hayat
 

Bilmek-İnanmak

Bilmekle inanmak aynı şey mi? Yani her bilen inanır mı bildiğinin doğruluğuna? Her inanan bilir mi neye inandığını?

Hayır, bilmekle inanmak aynı şey değil. Peygamber efendimizin hayatı boyunca asla yalan söylemediğini, hiçbir zaman menfaatini düşünerek bir şey yapmadığını, dünyanın malında, mülkünde, makamında, mevkiinde gözü olmadığını Mekkeliler bilmiyorlar mıydı? Biliyorlardı çünkü ona kendileri ‘Emin’ (dürüst, güvenilir) ismini koydular. “Ben size şu dağın arkasında bir düşman var, birazdan size saldıracak desem inanır mısınız bana” diye sorduğu zaman, “evet inanırız, senin yalan söylediğini hiç görmedik” dediler. Ama buna rağmen getirdiği mesaja inanmayı reddettiler.

Peygamberi en yakından tanıyanlardan biri olan Ebu Süfyan, ona en ısrarlı direnci gösterenlerden biriydi aynı zamanda. Hadis ve Siyer kaynaklarında anlatıldığına göre Ebu Süfyan müşrikken, ticari bir seyahat için Şam’da bulunduğu sırada Peygamber Efendimiz’in Şam valisine gönderdiği İslam’a davet mektubu valiye ulaşmış ve o da Şam’da bulunup da Peygamberimiz’i yakından tanıyan birilerinin bulunup getirilmesini istemişti. Ebu Süfyan’ı getirdiler.

Vali ona Peygamberimiz hakkında çeşitli sorular sordu. Karakterini, davranışlarını, getirdiği davayı ve ona inananların durumunu anlamaya çalışan sorulardı bunlar. Ebu Süfyan Peygamberimiz ve ona inananlar hakkında iyilikten başka bir şey bilmediğinden ve valinin katında adının yalancı olarak anılmasını istemediğinden doğruları söylemek zorunda kalıyor, ama o gün için ileride şu sözleri sarf ediyordu: “Hayatımda hiçbir gün o günkü kadar yalan söylemeyi arzu etmemiştim.”

Bilmek başka şey, inanmak başka şeydir. Eğer her bilen inansaydı İslam hakkında Müslümanların pek çoğundan çok daha fazlasını bilen oryantalistlerin hepsinin inanması gerekirdi. Ama inanmıyorlar. Bilmek saf aklın işiyken inanmak kalbin de iştirakiyle olur. Ve inanmak insana sorumluluk yükler. İşte insanlar bu sorumluluktan kaçmak için inanmazlar çoğu zaman.

 

Yorumlar

 
aliye elaziz
aliye elaziz04.04.2013

Yine ince bir ayrinti ile yeniden dusunme ayricaligini ve imani guclendiren yonuyle basariyla birlestirdiniz kaleminize ve yureginize saglik ..

04.04.2013

 

gülveren alp
gülveren alp03.04.2013

S.A hocam tabiki şimdi ebu süfyanlarda çok nedenmi islamı yaşamak inanmayana inanıp ta yapmak istemeyenede zor inanıyorum der ama şimdi yazın ortasında güneş kavururken oruç tutmak günde beş kere git işin yoksa abdest al dedikodu yapma göze haram olan kulaga haram olan işler yapma eger RABBİNE giden yol yani kalbin körse bunlar çok zor işler hocam RABBİM kör olan kalplerden sana sıgınırım RABBİM hakkıyla senin yolundan gidenlerden eylesin inşaallah RABBİM YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN HOCAM sizi takip etmeye devam ediyoruz ömrüm oldukça sevgilerle

03.04.2013

 

Berna Erdemli
Berna Erdemli03.04.2013

Hocam, yazılarınız öyle güzel bilgilendirip,düşündürüyor.İyi ki varsınız . Allah sizden ve sizin gibi ilim insanlarından razı olsun.

03.04.2013