Mevlânâ ve Sünnet

Kültür Sanat / Tasavvuf / Doç. Dr. Ahmet Yıldırım

ImageMesajı yaşadığı dönemde kalmayıp günümüze kadar ulaşan kültürümüzün önemli şahsiyetlerden birisi Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (ö.672/1273) dir. Yaşadığı dönemden itibaren her geçen gün ona olan ilgi her din ve kesimden artarak devam etmektedir. O, bu ilgiyi insanlığa sunduğu fikir ve düşünceleriyle kazanan ve hak eden şahsiyettir.

devamını oku 26.09.2009, Cumartesi

Sufilerin Düşüncesinde Hz. Peygamber: Ahlakın İdeal Örneği ve Varlığın Gayesi Olarak Peygamber

Kültür Sanat / Tasavvuf / Doç. Dr. Ekrem Demirli

Bir Müslümanın inanç, ibadet ve ahlaki hayatında en önemli ve örnek kişi, hiç kuşkusuz, Hz. Peygamber'dir. Dini bilimler söz konusu olduğunda bu ehemmiyet, peygamberin fiil, söz ve uygulamalarının tüm dinî bilimlerin ana kaynağı sayılmasıyla somut ve belirgin bir çerçeveye dönüşür. Başından beri kendini ittiba, yani peygamberin izinden gitmek ve O'nu takip etmek diye tanımlayan tasavvufta peygamberin bu belirleyici rolü ise daha belirgin ve vurgulu bir şekilde işlenmişti.

devamını oku 26.09.2009, Cumartesi

Hz. Peygamber'in Yaşamından Yola Çıkarak Zühd Kavramının Modern Dünyada Önemi

Kültür Sanat / Tasavvuf / Doç.Dr. Ahmet Yıldırım

İlahî mesajları insanlara tebliğ etmekle görevlendirilen peygamberler, insanlığa doğruları iletmek ve göstermek için insanlar arasından seçilen şahsiyetlerdir. Onlar davetlerinin karşılığı olarak, insanlardan ne herhangi bir ücret/karşılık istemişler ne de beklenti içerisinde olmuşlardır.Peygamberler kendi geçimlerini kendi el emekleri ve alın teriyle kazanmışlardır.

devamını oku 26.09.2009, Cumartesi

Eyüp Sabri Paşa'nın Kaleminden Ravza-i Mutahhara Tarihine Yolculuk

Kültür Sanat / Mimari / Derleyen: Dr. Hilal Kazan

 Eyüp Sabri Paşa (v. 1890), Sultan İkinci Abdülhamid Han zamanında yetişen, çalışkan, alim bir deniz paşasıydı. Uzunca bir süre Hicaz'da memuriyette bulunmuştur. Bu görevi esnasında topladığı bilgilerle daha sonra bir dizi eser kaleme almıştır.

devamını oku 26.09.2009, Cumartesi

Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî'deki Ayetler

Kültür Sanat / Mimari / Doç. Dr. Murat Sülün

Başta tarihî yapılar olmak üzere çeşitli sanat eserlerini âyetlerle bezeme geleneği Kur’ân kültürümüzün önemli bir parçasıdır. Edebiyatta olduğu gibi, sanat eserlerinde de âyet, hadis ve kelâm-ı kibâr iktibas edilmekte ve bu ibarelerin, yapıda mücevher gibi parladığı ve yapıya sanatkarane bir nitelik kazandırıp değer kattığı düşünülmektedir.

devamını oku 26.09.2009, Cumartesi

Mescid-i Nebevî / Ravza-i Mutahhara

Kültür Sanat / Mimari / Dr. Hilal Kazan

Hz. Peygamber’in Mekke’den Medine’ye hicretinden sonra önemli ilk icraatlardan biri Medine’de bir mescid inşası olmuştur. Hz. Peygamber tarafından bizzat yaptırılan binalardan biri olma özelliğini taşıyan Mescid-i Nebevî, aynı zamanda Rasûl-i Ekrem’in..

devamını oku 26.09.2009, Cumartesi

Müslümaların İlk Kıblesi: Mescid-i Aksâ

Kültür Sanat / Mimari / Prof. Dr. Nebi Bozkurt

Müslümanların ilk kıblesi, en kutsal sayılan üç mescidden biri. Asil adı Aramice Beth makdeşa, İbranice Beth ha-mikdaş ve Arapça Beytülmakdis olup "mukaddes ev" demektir. İlk kuruluşundan beri taşıdığı bu ad sonradan şehrin tamamını kapsamına almıştır1.

devamını oku 26.09.2009, Cumartesi

Kubbetü's Sahra

Kültür Sanat / Mimari / Sonpeygamber.info-Özel

Kübbetü's Sahra, İslam mimarisinin bilinen ilk kubbeli eserlerindendir. Cami bugünkü şeklini Abdülmelik b. Mervan zamanında almıştır. Hz. Ömer'in Kudüs'ü fethettiğinde yaptırdığı mescidin yerine inşa edildiği için kimi kaynaklarca Ömer Camii olarak da anılmaktadır.

devamını oku 26.09.2009, Cumartesi

Minyatür Sanatında Hz. Peygamber

Kültür Sanat / Klasik Sanatlar / Dr. Hilal Kazan

İslam dininde resim ve resim yapma, daima tartışılan, yeri tespit edilememiş nazik bir konudur. Bu hassasiyete binaen bütün Müslümanlar Hz. Peygamber’in tasvirini yapmamak ve yapılmaması gerektiği hususunda çok dikkatlidirler. 

devamını oku 26.09.2009, Cumartesi

Hat Sanatında Hilye-i Şerifler

Kültür Sanat / Klasik Sanatlar / Prof. Dr. M. Uğur Derman

İslam inancı, putlaştırılabilecek kimselerin tasvirlerinden şiddetle kaçınmıştır. Bu sebeple, bir kaç asılsız minyatür dışında hiç kimse Rasûlullah'ın resmini çizmeye cesaret edememiştir. Hıristiyan âleminde Hz. İsa için uygulandığı gibi hayali bir resim yapmaktansa, sahih tariflerden hareketle İslam Peygamberi'ni hilyesinden öğrenip anlatmak; her inananın, gönlünde beliren şekliyle yaratılmışların bu en yücesini tasavvur ederek bağlanmasına vesile olmaktadır. Bu ise, putları yıkan bir iman anlayışı için elbette daha gerçekçidir.

devamını oku 26.09.2009, Cumartesi