Peygamber'in İzinde Gündelik Hayat

 

İlim Yapmak Halka İnmeye Engel midir?

Bu sorunun teorik boyutları hem beni aşar hem de bu köşenin hedef ve sınırını. “İlim için ilim” olur mu? "Bilmek" tek başına bir hedef olarak yeter mi? Bilgi sadece akademik mahfillerde kendimize yer açma vasıtası mıdır?

Halka dönük bir amacı olmayan, bu amacı gerçekleştirecek bir dil üretemeyen ve bunu başarabilmek için gereken tüm çabayı küçümseyen bir ilim talibinin içinden geldiği toplum kesimini (çoğu ilahiyatçının düşük ve orta gelirli sosyal kesimin çocukları olduğunu düşünürsek) böylesine reddetmesi hangi psikolojik yaralanmaların sonucu ve hangi sosyal problemlerin habercisidir?

devamını oku 15.04.2014, Salı

En Güzel İsimlerin Rehberliği

Yaratanın “isteyin, vereyim” dediğine inananlar olarak asla küçük hedefler koymayalım kendimize. Büyük bir mevkideki küçük insanın çevresine açtığı problem kadar küçük bir mevkideki büyük insan bizzat kendi özüne dert olur. İçine büzülür, kendini zehirler; ağır çekim bir intihardır onunkisi. (Buradaki büyüklükten kasıt kapasite ve yetenek büyüklüğüdür; Allah katındaki büyüklük değildir. Allah katında büyük olmak her durumdaki insanın yapabileceği bir şeydir. Peygamberimiz de insanları dünya işlerinde görevlendirirken sadece Allah katındaki değerlerine değil; bahsettiğimiz anlamdaki kapasitelerine bakmıştır. Bakınız: Ebû Zer örneği.)

devamını oku 11.04.2014, Cuma

Neden Hem Bilir Hem Yapmayız

Bedenimizin, evimizin, çevremizin bakıma ihtiyacı olduğu gibi kalbimizin, ruhumuzun, hatta imanımızın da bakıma ihtiyacı vardır. Evinize bir hafta, arabanıza birkaç ay, bahçenize bir yıl bakmasanız ne olur, bir düşünün. Görünür bakımsızlıklardan rahatsız olan gözümüz; kalplerimizin, ruhlarımızın, inançlarımızın bakımsızlığını nasıl görecek? (Başkalarının değil, kendi bakımsızlığımızın...)

devamını oku 08.04.2014, Salı

Duygusal Bir Afet: Sevgi ve Nefrette Aşırılık

Çağımızın yükselen kavramlarından biri de “sevgi”. Her yerde, herkes, durmadan onun öneminden bahsediyor. (Bu vesileyle bir toplumda neyin eksikliği çekiliyorsa onun daha çok konuşulduğunu hatırlamakta yarar var. Yani sevginin bu kadar çok dillendirilmesi hayatlarımızdaki eksikliğinden.)

devamını oku 11.03.2014, Salı

Sadece Bir Beşer Olmak

Kıssalar insanoğlunun yeryüzündeki serüvenini, kutsal olanla müsbet ve menfi ilişkisi açısından, önemli dönüm noktalarıyla bize anlatır. Bu uzun süreç boyunca elbette inanç sahasında sayısız olay meydana gelmiş ve yine sayısız insan doğru ve yanlış örnekler olarak kendi zaman dilimlerinde kendi rollerini oynamışlardır.

devamını oku 07.03.2014, Cuma

Ey Allah'ın Kulları

Kul olmayı, kul olarak tanımlanmayı insan özgürlüğü önünde temel bir engel olarak görenlerin nelere nelere kul olduklarını hiç düşündünüz mü?

İnsan kuldur. Ya hazlarına, ya ihtiraslarına, ya bağımlılıklarına, ya şehvetine...

devamını oku 11.02.2014, Salı

Kul Olmanın Özgürlüğü

Kur'ân'da "abd" (kul) insanın Rabbine göre konumunu tanımlamak için kullanılmış; insanın insani niteliklerini sınırlayan bir derece düşüklüğünü değil; Yaratan'a aidiyeti gösterdiği için bir mertebe ifade etmiş. (Nisa/172; Kehf/65; Meryem/93) Peygamberler, melekler, cinler hatta bütün mahlûkat için "kul" denmiş. (Nisâ /172; İsrâ /1; Zâriyât /56; Meryem/93)

devamını oku 05.02.2014, Çarşamba

Kaptan Kaba Dökülmek

E: İndirildiği günden bugüne değişmemiş ve değişmesine Allah’ın izin vermeyeceği bir kitabımız var. Peki, bunun kıymetini biliyor muyuz? Yoksa tarihten ders almayıp, biz de iktidar mücadeleleri yüzünden kendi kitabımızı mı zedeleyeceğiz?

F: Hayır, bunu istesek de yapamayacağız, çünkü Allah izin vermeyecek. Biz Kur'ân'ı değiştiremeyeceğiz, ama Kur'ân'ı anladığımızda anladığımız şeyden rahatsız olursak beynimizdeki Kur'ân algısını değiştireceğiz. O zaman da kaybeden Kur’ân değil, biz olacağız.

devamını oku 28.01.2014, Salı

Allah ve Peygamberle Görüşmek

İnançlarımız ve hayat tarzlarımız bilgilerimize dayanır. Bir şeyi önce duyar, öğrenir, sonra da içselleştiririz. Bu benimseme, kuvveti arttıkça inanca; alanı genişledikçe de hayat tarzına dönüşür. Bu durumda bilgilerimizin nereye dayandığı büyük önem taşır. Çünkü hayatlarımızın çıkacağı istikamet ona bağlıdır. İşte Kur’ân bu yüzden sık sık şu soruyu sorar: “Nereden biliyorsun?"

devamını oku 21.01.2014, Salı

Hakk'ın Sözü Hakikattir

Kur'ân Allah'ın kullarına konuşmasıdır. Ve bu konuşmadan maksat -hâşâ- kullara iyi vakit geçirtmek, gönüllerini hoş etmek, eğlendirmek değildir. Bazıları adeta öyle zannediyorlar.

Aksine Kur’ân adeta belgesel film gibidir. Belgeseli çeken kişi “izleyenleri çok da üzmeyelim; aslanın ceylanı parçalamasını vermeyelim” demez. Belgeselin amacı gerçeği olabildiğince yalın haliyle anlatmaktır. Gerçeği kurgular mı belgeseller?

devamını oku 13.01.2014, Pazartesi