Sonpeygamber.info
Peygamber'in İzinde Gündelik Hayat
 

Tek Tip Müslüman

İnsan ne kadar az bilirse kendini tek doğru sanma düzeyi o kadar artıyor. Bilginin kaynaklarına ulaşma becerimiz azaldıkça kendimize güvenimiz kuvvet kazanıyor; fikirlerimizi, kararlarımızı daha bir hararetle savunup esnekliğimizi kaybediyoruz.

İnsanın İslam'ın evrenselliğini algılamasını sağlayacak şey bilgide derinleşmesidir. Allah'ın kitabına, Rasul’ünün sünnetindeki zenginliğe, müçtehit imamların fetvalarındaki çeşitliliğe vukufiyet insanı dar görüşlülükten kurtarır. O zaman namazı bazen vaktin evvelinde bazen sonunda kılmanın; bazı kadınların evlerinden çıkmazken bazılarının savaş meydanlarında koşuşturmasının, bazen böbürlenerek yürümekle bazen alçakgönüllüce bulduğu yere oturmanın vs. faziletli olacağını; üstelik de bunların her birinin kişiden kişiye, durumdan duruma değiştiğini bilirsiniz. Bunu bilince de ahkâm kesemez, insanları tek tipleştiremez, herkesten her konuda aynı davranışı beklemezsiniz.

Bu evrenselliğe ulaşmanın önündeki engellerden birisi de bütün müntesiplerinden aynı hayat tarzını, aynı düşünme biçimini isteyen; bunu başarmak için de onları temel kaynaklara yönlendirmek yerine o kaynakları kendi yorumlayış biçimlerine hapseden ikincil, üçüncül derece yorumlara sevk eden kitlesel hareketlerdir. Bugünün dünyasında bunun imkânsızlığını bile bile...

Eğer Peygamberimiz’in hedefi herkesin ‘tek tip’ davrandığı/ yaşadığı, kapalı bir toplum oluşturmak olsaydı o devrin şartları içinde bunu en kolay O yapardı. Oysa Efendiniz tam tersine hareket etmiş, kimseyi diğeri gibi olmaya zorlamamış, mümkün olan en geniş sınırlar dâhilinde her tür insanın kendisini İslam dairesi içinde görmesini sağlama amacı gütmüş, sınırları aştıkları zamanlarda bile daima af yoluna gitmiş, Allah'ın da onları affetmesi için dua etmiştir. İşte bütün bunları detaylı örnekleriyle bildiğiniz zaman, İslam dairesinin sizin durduğunuz noktadan ibaret olmadığını; giyim kuşam, yeme içme, eğlenme, sosyal hayat, iş güç gibi hayatın görünür alanlarında esas olanın genişlik olduğunu da bilirsiniz.

Allah’ın genişlettiğini daraltmak, daralttığını genişletmeye kalkmaktan hiç farklı değildir. İki durumda da insan haddini aşmaktadır.

 

Yorumlar

 
mehmet aydoğdu
mehmet aydoğdu20.09.2014

"Az bilenlerin, kendini az bilenlerin, bilmediğini bilmeyenlerin" çokluğunun bir neticesi olarak "yanılmayan şeyhler, sadece doğruyu(!) söyleyen hocalar ve onların yılmaz savunucuları" mebzul miktarda çoğalıyor. Yine de bize düşen gayret, tevfik Allâh'tan.

20.09.2014

 

nurcan aykut
nurcan aykut20.09.2014

selamun aleykum,değerli kardeşim, senelerce ilmihal bilgsi ile sınırlandırılmış din eğitimi

çerçevesinde yetişmiş bir toplum elbette sınırlı köşeli esnemeyen fikirlere sahip çıkacaktır.Elhamdülillah şimdilerde bu değişmekte; lakin haddi aşmadan ,teraziyi dengede tutmakta irfan ehlinin işi.Doğru tespitlerinize katılmamak mümkün değil.teşekkürler...

20.09.2014