Sonpeygamber.info
Yazarlar
 

''Ramazân-ı Şerîf, Gönül Sultânımız ve Biz Mü'minler''

 
"Ramazân-ı Şerîf, Gönül Sultânımız ve Biz Mü'minler"

ImageÖncelikle şunu ifade etmeliyim ki, Hayatımızın her aşamasında ve her hususta bizler, hatta insanlık için vazgeçilmez örnek Habîb-i Edîbimiz Sevgili Peygamberimizdir. Zira Peygamber Efendimiz biz mü'minlerin varlık sebebidir. Yani, mü'min oluşumuz, ona olan bağlılığımızla alâkalıdır. Ramazan gün ve gecelerinin ihyasında da yegâne mihenk O'dur.

Oysa bugün oruç, Gönül Sultânımız Efendimiz'in bizlere sunduğu örnekliğin aksine, ‘yeme-içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak'tan daha öte geçmeyen bir boyuta indirgenmiştir. Oysa bunlar asgarî ve zâhirî şartlar olup, gerçek oruç, öncelikle her türlü kötü huyu ve davranışı terk etme, ardından iyiliklerle donanma sonra da bir ruh zenginliği ve enginliğine, yani takvâya erme anlamına gelmektedir.

Gönüller Sultânı Efendimizin orucu ‘kalkan' diye nitelendirmesi insanı özündeki İlâhî tecelliyâttan uzaklaştıran dünyevî meşguliyetlerden koruması, kişinin menfî eğilimlerden kendisini geri çekmesi anlamına gelmektedir.

Biz mü'minlerden, oruç vesîlesiyle ulaşmamız istenen, Yüce Rabbimizle olan yakınlığımızı yeniden keşfetmemiz; özümüzdeki ilâhî tecellîlerle, bunların kaynağını buluşturmamızdır. Bu anlamda dünyevî arzuların aldatıcılığı sebebiyle düştüğümüz yanlışlıklardan, af ve mağfiretin sınırsız lütfedildiği Ramazan ayı ve bu aydaki ibadetlerimiz vesîlesiyle kurtulma çabası içinde olmamızdır.

İnsanlığa Örnek Cân-ı Cânân Efendimiz, Yüce Mevlâmız ile olan daimi halvetini, Ramazan ve Oruç vesîlesiyle daha da zirvelere taşımış, huzur ve bahtiyarlık veren tatlı bir esinti gibi insanlık için bir numûne-i imtisâl sunmuştur.

İşte, Habîb-i Edîbimiz Gözümüzün Nûru Efendimizin sunduğu bu örnekliğe baktığımızda orucun, önce kötülüklerden kaçınma,  sonra arınma, ardından Yüce Rabbimiz ile olan ahdimizi ve sadakatimizi tazeleme ve diğer insanların da bu arınma sürecini yaşamaları uğruna çaba göstermenin vasıtası kılındığı görülür.

Efendimizin Ramazan-ı Şerîfteki gece ibadetini, uzun uzun dualarını, az konuşup çok tefekkür etmesini, Kur'an okumasını, i‘tikâfını, umresini, verdiği sadakaları vb. daha ziyade arttırmasını Rabbi ile birlikteliğini Ebedîleştirme aracı kıldığı şeklinde değerlendirmeliyiz.

Ferd ve toplum olarak bu kazanımlarımız dolayısıyla, Ramazan'ın gelişini büyük bir coşku ve heyecanla karşılamalıyız. Dolayısıyla, bugün geçmişin yâdı kabilinden "Âh! Nerde o eski Ramazanlar' diyerek özlemle andığımız farklılıklar, daha ziyade kültürel anlamda nostaljik temennîler olup, Ramazan'ın rûhunda var olan ‘Rabbimizle olan irtibatımızı ve ahdimizi tazeleme düşüncesi'nin unutulduğu yaklaşımlardır. 

Rabbimiz de bu ay vesîlesiyle, ibadetlerimize daha fazla sevap yazarak, nefsimizi dizginleyerek, bizi doğru yoldan ayıran şeytanları bağlayarak, aramızda aşk ve muhabbeti yayarak, Cehennem kapılarını kapatıp Cennet kapılarını açarak, Rahmet tecellîlerini sağanak sağanak üzerimize yağdırarak biz mü'minlere tezkiye, tasfiye ve kendisine yaklaşma yolunda büyük ihsanlarda bulunmuş ve elbette, kendisi hatırına kâinâtın yaratıldığı yegâne önderimiz ve örneğimiz Sevgili Peygamberimiz de bundan nasîbini sınırsız derecede almıştır.

Arınma süreci boyunca mücadelemiz, bir alışkanlık ve âdet hâlini almış Ramazan günleri yaşamaktan, Ramazanı ticârî kazanç vesîle yapmaktan,  toplumsal baskı sebebiyle gösteriş için oruç tutmaktan, orucu bir tür diyet gibi algılamaktan uzak durmak yönünde olmalıdır.

Ramazân-ı Şerîf'in insanlık adına malın, canın, tenin, zihnin, ailenin, çevrenin, toplumun arınma zamanı ve zemîni olması temennisiyle...

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.

Prof. Dr. İbrahim Hatiboğlu

26.01.1966 tarihinde Muğla’nın Fethiye İlçesi Karaçulha beldesinde doğdu. İlkokulu (Çamköy 1975) ve İmam Hatip Lisesi’ni (Fethiye 1982) memleketinde tamamladı. Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nü ikinci sınıftan terk ederek, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne kaydoldu ve bu fakülteden 1989’da mezun oldu. Aynı üniversiteye bağlı Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Hadis Usûlü Kaynaklarına Göre Hadis Öğrenim ve Öğretim Âdâbı başlıklı Yüksek Lisans tezini 03.09.1991; İslâm’da Yenilenme Düşüncesi Açısından Modernistlerin Sünnet Anlayışı adlı Doktora tezini de 04.10.1996 tarihinde tamamladı. Bu safhada önce altı ay süreyle Mısır (Kasım 1992-Nisan 1993), bir yıl süreyle de (Eylül 1994-Eylül 1995) İngiltere’de tezi ve alanıyla ilgili araştırmalarda bulundu. Tanzimat sonrası Osmanlı düşüncesinde hadis ve müsteşriklerin hadis araştırmaları konularında yaptığı çalışmaları ile İlâhiyat (Hadis) Doçenti (10.05.2002), Bulgaristan Müslümanlarının Dinî Islâhat Düşüncesi ve Türkiye’de akademik hadisçiliğe dair çalışmalarıyla da Profesör oldu (21.03.2008). Temmuz 1999-Temmuz 2000 Eğitim-öğretim yılında Türkiye Diyanet Vakfı’nın bünyesinde bir yıl süreyle Bulgaristan/Sofya Yüksek İslâm Enstitüsü’nde, bir dönem de Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde alanıyla ilgili dersler verdi. Temmuz 1990’dan itibaren TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’nde önce araştırmacı, daha sonra da TDV İslâm Ansiklopedisi’nde müellif redaktör olarak çalışmalarını sürdürdü. Halen İSAM Hadis İlim Kurulu üyeliği ve müellif redaktörlük görevi devam etmektedir. 21 Kasım 2002 tarihinden itibaren Uludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde; önce İlköğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Öğretmenliği Bölümü’nde (21.011.2002–21.03.2008), ardından da Temel İslâm Bilimleri Bölümü, Hadis Anabilim Dalı’nda (21.03.2008-) öğretim üyeliği görevini sürdürmektedir. 24.04.2009–02.05.2011 tarihleri arasında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde iki yılı aşkın süre Dekanlık görevini üstlendi. Halen, 24.05.2011 tarihinden başlamak üzere Yalova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kurucu Dekanı olarak görev yapmaktadır. Askerlik görevini Mart-Ekim 1997’de Diyarbakır’da ifa eden Hatiboğlu İngilizce ve Arapça bilmektedir. Prof. Dr. İbrahim Hatiboğlu evli ve iki çocuk babasıdır. Çalışmalarını, Günümüz hadis çalışmaları, çağdaşçı düşünce, Tanzimat sonrası Osmanlı Düşüncesinde hadis, Oryantalist düşünce ve erken dönem hadis usûlünün mâhiyeti konularında yoğunlaştıran Prof. Dr. İbrahim Hatiboğlu’nun İslâm Dünyası’nın Çağdaşlaşma Serüveni (İstanbul: İz Yayıncılık 2010), Çağdaşlaşma ve Hadis Tartışmaları (İstanbul: İz Yayıncılık 2010), Bulgaristan Müslümanlarının Dinî Islâhat Düşüncesi (Bursa: Emin Yayıncılık 2007), Hadis Tarihi -tenkitli neşir- (İstanbul: Dârulhadis 2002), Ahlâk ve Tasavvuf Kitaplarındaki Hadislerin Sıhhati -tenkitli neşir- (İstanbul: Dârulhadis 2001) gibi kitapları yanında ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Prof. Hatiboğlu aynı zamanda uluslar arası akademik bir ihtisas dergisi olan Hadis Tetkikleri Dergisi’nin editörlüğünü yürütmektedir. 

devamını oku
 

Sonpeygamber.info'yu Takip Edin