Dosyalar
Hz. Peygamber ve Çocuk
 

Camiler Çocuk Açıyor

Minberde hutbe okurken kırmızı elbise içinde, düşe kalka ilerleyen torunları Hasan ile Hüseyin’in mescidin kapısından içeri girdiğini görünce hemen hutbesini yarıda kesmiş Efendimiz; minberden inmiş, torunlarını kucağına alarak tekrar minbere çıkmış ve kucağında torunları olduğu halde hutbesine kaldığı yerden devam etmiştir.

“Mescid-i Nebevi, yani peygamber mescidi çocuklara yuvaydı. Rasûllullah secdede, çocuk omuzdaydı, Rasûllullah minberde çocuk mihrabdaydı, Mescidi Nebevi adeta çocuk açıyordu” diyerek kolları sıvayan Diyanet İşleri Başkanlığı, camilerin tekrar çocuk açması gerektiğini hatırlatmak için “Camiyi Seviyorum” kampanyası başlattı.

Yaramazlık yaptıkları gerekçesiyle kovulan, azarlanan ve anneleri gidemediği için kendilerinin de gidemedikleri camilerin kapılarını çocuklara sonuna kadar açan Diyanet, 1–7 Ekim “Cami ve Din Görevlileri Haftası” nedeniyle düzenlenen etkinliklerin bu yılki temasını da kampanya bağlamında “Cami ve Çocuk” olarak belirledi. Bu çerçevede kurum, bir de ilke imza atarak, Ankara Kocatepe Merkez Camii’nde ilk çocuk parkını hizmete açtı.

 

“Camilerin kucaklayan ve kendine yöneleni asla kendi dışında bırakmayan bir yuva olduğunu” hatırlatan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “kadınıyla çocuğuyla, genciyle yaşlısıyla, toplumun bütün kesimlerinin bu yuvada huzura erme hakkı vardır” dedi. “Yaklaştığında kovulduğu, sesi çıktığında azarlandığı, soru sorduğunda terslendiği bir mescide, çocuğun tazecik gönlünün ısınması nasıl mümkün olabilir” sorusunu yönelten Diyanet İşleri Başkanlığı, diğer taraftan da “Camiyi  Seviyorum” isimli bir internet sitesi kurdu. Siteden sorumlu Cami Hizmetleri Daire Başkanı Yusuf Doğan ise yapılan anketlerde çocuklara karşı bir tahammülsüzlüğün tesbit edildiğini kaydediyor. Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Doğan, “Camilerimizde bu bir yara idi. Bize gelen şikayet dilekçeleri arasında çocuğuyla camiden çıkmak zorunda kalmış, yakınan anneler ve babalar vardı. Biz de Hz. Peygamber’in uygulamalarından yola çıkarak, çocuksuz cami olamayacağını hatırlatmak istedik”  dedi. “Camilerimizi tekrar ecdadımızın zamanındaki gibi hayatın merkezine koymak istiyoruz. Camileri bütün yönleriyle, çocukların koşup oynayacağı, bütün halk kesimlerinden insanların geleceği yerler haline getirmek istiyoruz” şeklinde konuşan Doğan, proje kapsamında bazı camilerde anneler namazdayken çocukların oynayabileceği mekanların ve hatta emzirme odalarının bile hazırlanacağı müjdesini paylaştı.

Müslim’de kaydedilen bir hadiste ise şunlar aktarılıyor: Sevgili peygamberimiz, kızı Zeynep’ten olan kız torunu Ümâme kucağında olduğu halde namaz kılar, ayakta iken onu kucağında tutar, secdede onu yanı başına koyar, ayağa kalkarken tekrar kucağına alırdı (Müslim, Mesâcid, 41).
 

Hz. Peygamber'in Mescidinde Çocuklar

Günümüz Türkiyesi’nin çocukları ve çocuklu kadınları camiden dışlayan alışkanlıklarının tersine, ilk mescitteki uygulamalar hatırlatılıyor “Camiyi Seviyorum” adlı internet sitesinde. Bunlardan biri de Efendimiz’in bir gün namazını kıldırırken bir çocuğun ağlamasını duyup, namazını erken bitirmesi… 

Teravih ve Cuma namazlarımızda tek tük gördüğümüz ve özellikle orta yaş üstü cami cemaatinin en ufak gürültülerine anlayış göstermediği çocuklar, Peygamberimiz’in mescidinde baş tacı edilmiş.  Minberde hutbe okurken kırmızı elbise içinde, düşe kalka ilerleyen torunları Hasan ile Hüseyin’in mescidinkapısından içeri girdiğinigörünce hemen hutbesini yarıda kesmiş Efendimiz; minberden inmiş, torunlarını kucağına alarak tekrar minbere çıkmış ve kucağında torunları olduğu halde hutbesine kaldığı yerden devam etmiştir.

Müslim’de kaydedilen bir hadiste ise şunlar aktarılıyor: Sevgili peygamberimiz, kızı Zeynep’ten olan kız torunu Ümâme kucağında olduğu halde namaz kılar, ayakta iken onu kucağında tutar, secdede onu yanı başına koyar, ayağa kalkarken tekrar kucağına alırdı (Müslim, Mesâcid, 41).

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Çocuk ve Cami Buluşması” ana temasını seçme nedenlerini anlatırken, “Vatanımızın, milletimizin her tarafında çocuklarımız camilere gelsinler. Din görevlisi arkadaşlarımız cübbeleriyle, sarıklarıyla, çikolatalarıyla kapıda onları karşılasın. Camiye onları götürsün, onlara mihrabı, minberi, kürsüyü tanıtsın istedik” ifadelerini kullandı. Camilerin bilgi ve birlik mekânı olduğunu da vurgulayan Görmez şöyle devam etti: “Biz saflarımızı birleştirmek için camide buluşuruz. Ruhlarımızla bedenlerimizle buluşturmak, kalplerimizle gönüllerimiz arasında rabıta kurmak için Allah’ın huzurunda, divanında, camilerde buluşuruz.”

Diyanet İşleri Başkanlığı proje kapsamında çocuk merkezinin ilkini Ankara Kocatepe Camii’nde açtı. Bazı yapısal düzenlemelerden sonra, diğer büyük camilerde de çocuklar için yerler açılacağı belirtiliyor.

(Sonpeygamber.info)  

 

Yorumlar

 
semra gül
semra gül20.02.2012

Güzel ülkemde ne güzel hizmetler yapılmaya başlandı. Çocuğun camiyle kucaklaşması İslam adına kilometretaşı niteliğinde bir gelişmedir. Bu konuda başta Mehmet Görmez Beyefendi olmak üzere emeği geçen herkesten Allah binlerce kere razı olsun.
.
Bir kaç ay önce ABD'ye yerleşmiş biri olarak buradaki camiyi gözlemleme, cami mantığını inceleme fırsatım oldu. Islamic Center (İslam Merkezi) diye adlandırılan camilerden çok amaçlı olarak faydalanılıyor. Sadece ibadet amaçlı değil cemaat ruhuna uygun olarak bir araya gelme, sohpet hasbihal, çocuklara yönelik haftasonu okulu, Kuran, Arapça Tefsir gibi İslami ilimlerin öğretildiği, çeşitli programların düzenlendiği ve konferansların verildiği sıcak bir mekan. Namaz vakitleri arasında sürekli bir program var ve camiler her yaştan çocuk ve hatta bebekle dolu.
Türkiyedeki camilerimizin müdavimlerinin malesef az sayıda ve sadece orta yaş üstü bir cemaat olması beni düşündürdü. Camiye gelen az sayıda çocuk azarlanıyor ve dışlanıyor. Peki bu din kimlerle inkişaf edecek, tabi gençlerle ve geleceğin ebeveynleri çocuklarla. Camiden bu kadar uzaklaştırılan bir kitleyi büyüdüklerinde beynamaz diye eleştiriyoruz, oruç tutmuyor diye üzülüyoruz. Malesef bu eğitimin önemli bir parçası.
Camilerimiz cennet gibi nezih mekanlar. Huzur dolu. Bu manevi havayı çocuklarımızın soluması kadar güzel bişey olabilir mi?
İnşaallah yapılan bu yeni düzenlemelerle cami Hz. Peygamber'in suffa ashabıyla paylaştığı ortamlar gibi olacak.
Benim üzerinde durmak istediğim diğer bir konu da kadının (özellikle ev hanımlarının) camiyle buluşması. Anne çocuğun ilk öğretmeni. Annelerin camilerde İslam'ı öğrenmek adına, İslam'a hizmet etmek adına toplaşması (hatta çocuklarla beraber) uzun vadede İslami bilincin artışına çok hizmet edecektir kanaatindeyim. Bunu yapabilecek çok kadın var inanın, ama başı çekecek, koordine edecek hoca hanımların liderliğine ihtiyaç var bu konuda.
Nacizane fikirlerimi sundum, hakkınızı helal edin..
Rabbim İslam'a hizmet eden herkesi muvaffak kılsın..
Saygılarımla,
Semra GÜL

20.02.2012