Sonpeygamber.info
Yazarlar
 

Diren Kalbim


Affedilmez olan ise şu: Elinle karşı koyamıyorsun diye kalbini de taraftar etmen kötülüğe. Dilinle itiraz edemiyorsun diye kalbini teslim etmen kötülüğe.

“Önce el at” diyor.  “Elinle engelle… Elinle engelleyemiyorsan, dilinle…” Diline de mi fırsat verilmiyor? Susturuluyor musun? “O halde kalbinle.” Diren! Kalbinle diren. Kalbinde diren. Son sığınakta.

Kötülük karşısındaki yerini gösteriyor Hz. Peygamber. İstiyor ki, kötülüğün karşısında ol. Yerin belli olsun. Neyin varsa, kötülüğün karşısına koy. Neyin kaldıysa, koy. Son parçanı… Elinde kalanı. Elinde kalmayanı da. Kalbini… Elinden geleni olmasa da, kalbinden geleni koy zulmün karşısına.  Kötülük elini bağlıyorsa, dilini teslim etme, dilinle karşı çık. Olur da, kötülük dilini de bağlarsa, en son kalbini sok devreye… Kalbin son çare. Son kale. Son direniş mevzii.

Kalbini bağlayan var mı? Kalbine kelepçe takmaları mümkün mü? Kalbinin yönelişine müdahale edilebilir mi? “Kalbinle buğz et!” diyor Hz. Peygamber. “Çünkü bu kadarı imanın parçası… Çünkü kalbin direnişi imanın en zayıf hali…”

Dikkat! Zayıf ama imanın zayıf hali. Parça ama imanın parçası. Kâinatta imandan daha büyük bir sonuç var mı ki? İman etmekten öte bir zafer var mı? Hangi şeyin yanında küçük kalır iman? Hangi işten daha önemsiz sayılabilir iman etmek?

Zannetme ki kalbin buğzu az şeydir. Sanma ki kalbin direnişi elle yapılanlardan ve dille söylenenlerden önemsiz. Aksine, tam aksine, bir şey imanın parçası ise en büyük odur. Kalbin direnişi, kalbin yönelişi, kalbin duruşu, imanın parçasıdır ve her işin üstündedir. Benzersiz bir zaferdir. Ne zorlanabilir kalp bir yöne ne zoraki alıkonabilir yönelişinden.

Kalbinin duruşu kadar önemlisin. Sen kalbin kadarsın. Sanıldığının aksine, bu sözüyle, kalbin direnişinin altını çiziyor Hz. Peygamber. Kalbin buğzu, kalbin tavrı, elin ve dilin edeceklerinden önemli. Çünkü imana dair… Çünkü kalbin karşı çıkışı Allah'tan emin olmanın göstergesi. Çünkü kalbin tavrı, Allah karşısında gösterişsiz duruşun, saf yönelişin belgesi. Bundan öte bir başarı yok sana, insana. Başka başarıların çekirdeğidir kalbin direnişi. Tohumu. Kaynağı. Aslı. Esası.

Eğer kalbin kötülüğe direnmekten vazgeçerse, fırsat geçse bile elinle hiçbir şey yapmazsın. Kalbinin direncini yitirenler, elleriyle kötülüğün ateşine odun taşımadılar mı? Kötülüğü benimsedin mi bir kere, elini geri çekersin zulme karşı koymaktan, elinle destek bile olursun kötülüğe. Kalbin kötülük karşısındaki mevziini yitirmişse, önüne meydanlar açılsa da, önüne kürsüler koyulsa bile, dilin kötülüğe karşı ses etmez. Nefesini zulüm için harcayanların ilk kaybettikleri kalplerindeki direniş değil mi? Elleriyle kaybedenlerin kaybedişleri, diliyle rezil olanların sebebi, kalplerine imanın en küçük parçasının bile dokunmayışı değil mi? Anla ki kalben buğz etmek; elle engellemenin mayası. Anla ki, kalbin hoşnutsuzluğu, kötülüğe dille karşı çıkmanın nüvesi.

Hz. Peygamber kalbini direnişe çağırıyor. Zira kalbin hareket alanı sonsuzdur. Kalbin eylemine engel yoktur. Kalbin göğsüne taş konulamaz. Kalbin bileği bükülmez. Kalbin sesi kesilemez.  Kalbin kötülüğe direnmiyorsa, yitirdiğin şey imanındır. Kalbini razı etmişsen zulme, yitirdiğin sensin. Her şeyin. Ümidin. Dönüşün. Uyanışın. Karanlığı sevmeye başlayan, aydınlığı arayışını yitirir. Işığa dönemez artık. Dönse bile ışığı karanlık sayar. Kalbin direnişinden doğar tüm direnişler. Kalıbın eylemine annedir kalbin eylemi.

Kusurun olacak elbette. Eyleminin eksik olması anlaşılabilir. Sözünle geri kalman, beklenir. Peki ya kalbin? Kim kalbine engel koyar ki? Kalbini engelleyecek senden başkası değil! Elinin hesabını verirsin belki, ya kalbinin? Dilinin söyleyemedikleri için özrün vardır, kabul de edilebilir. Peki ya kalbinin suskunluğuna özür bulabilir misin? Nerede yüreğin? Kalıbını koyduğun yere kalbini koymana engel olan kim?

Bak işte, elinle işliyorsun günahları. Dilinden çıkıyor kötülüklerin en sinsisi, en yıkıcısı. Günahın da isyanın da elinden ve dilinden geliyor. Bu beklenen bir şey. Affedilebilir.


Kalbinin duruşu kadar önemlisin. Sen kalbin kadarsın. Sanıldığının aksine, bu sözüyle, kalbin direnişinin altını çiziyor Hz. Peygamber. Kalbin buğzu, kalbin tavrı, elin ve dilin edeceklerinden önemli.

Affedilmez olan ise şu: Elinle karşı koyamıyorsun diye kalbini de taraftar etmen kötülüğe. Dilinle itiraz edemiyorsun diye kalbini teslim etmen kötülüğe. Gel, razı olma zulmün varlığına. Velev ki kötülük senin elinden çıkıyor olsun, bari dilini yatırma, sesinle nefesinle destek olma ettiğine. Elinle ettiğinin dilinle propagandasını yapma. Elinin taraf olduğuna, sözünle karşı dur. Mesafe koy nefesinle günahına. Hadi bunu da yapamadın, dilin de sustu diyelim, kötülük senin elinden çıktı diye son kaleni yıkma, son direniş siperini kaptırma. Dilinle de yanındasın diye, sözünle de taraftarsın diye, kalbini günaha yatırma. Hoşnut olma günahın elinden çıkışından. İtirazsız kalma dilinle bari geri duramadığına.  “Kalbinden buğz et…”

“Zira bu imanın en zayıf hali…” Ki imanın en zayıf hali, güçlüdür kâinattaki her şeyden. Büyüktür en büyük bildiğin gördüklerinden, bildiklerinden. İman bütün bir kâinatı kuşatır, varlığı çerçeveye alır. Kalpten kök alır. İnsanın özgür olduğu yerden. Tutulamaz kalbin itirazı. Engellenemez ki buğzun ve nefretin.

Sakın barışma elinden çıkan günahla… Zira günahtan dönüşün ocağıdır kalbin direnişi. Elinle yaptığının tersini yapmaya yetecek gayret oradan çıkacak. Dilinle ettiğin günaha direnmeler kalbindeki rahatsızlıktan filizlenecek. Tövbe, Rabbine dönüş, kalbindeki buğzdan doğacak. Sancını eksik etme kalbinden, zulmetle aranı açık tut, nedametin o sancıdan doğacak. Ağrısını susturma gönlünün, çare o ağrıyla kıvranırken avuçlarına inecek. Rahatlatma kalbini, kandırma bulduğuna, elinden düşürdüğünü, dilinden yitirdiğini kalbinin arayışı bulduracak.

De ki şimdi kendi kendine: “Kendi elimden çıksa da kötülük, kendi dilimden aksa da günah, kalbim günahtan yana durmayacak. Benim günahım diye kalbim günaha taraf olmayacak. Ben ettim kötülüğü diye kalbim kötülüğe sessiz kalmayacak. Bir parçam, en değerli parçam, hepten çamura düşsem de temiz kalacak. Küller altında kalsa da, kalbimin közü hiç sönmeyecek.”

Bu yazı Sonpeygamber.info için kaleme alınmıştır.
 

Yorumlar

 
GÜL
GÜL30.01.2015

De ki şimdi kendi kendine: “Kendi elimden çıksa da kötülük, kendi dilimden aksa da günah, kalbim günahtan yana durmayacak. Benim günahım diye kalbim günaha taraf olmayacak. Ben ettim kötülüğü diye kalbim kötülüğe sessiz kalmayacak. Bir parçam, en değerli parçam, hepten çamura düşsem de temiz kalacak. Küller altında kalsa da, kalbimin közü hiç sönmeyecek.”parağrafı
"benim kalbim temiz" diyerek kendini pür u pak görenlere cesaret vermese...

30.01.2015

 

Derya
Derya28.01.2015

"Kalıbın eylemine annedir kalbin eylemi."
Çok harika bir yazı; farkındalık adına..
Allah ebeden razı ola.

28.01.2015

 

Senai Demirci

1964, Samsun doğumlu.  1990’da Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazı hayatını sayıları 30’a yaklaşan kitapların yazarı olarak sürdürüyor. Kendi adına kurduğu Dr. Senai Demirci Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ve Okul Öncesi Eğitim Kurumu’nda eğitim çalışmaları yapıyor. Çeşitli radyo ve televizyon programlarının yapımcılığını ve sunuculuğunu yapan Senai Demirci, Sonpeygamber.info’nun çalışmalarına düzenli olarak katkıda bulunuyor.

devamını oku
 

Sonpeygamber.info'yu Takip Edin