Sonpeygamber.info
Peygamber'in İzinde Gündelik Hayat
 

Doğru Yolun Yanlış Kulları

İnsanın doğru yolda olması, o yolda doğru dürüst ilerlediği anlamına gelir mi? Veya tam tersi bir insanın doğru metotlarla çalışıyor olması, yolunun da doğru olduğunu gösterir mi? Öyle olsaydı dünyanın en iyi ikna yöntemleriyle gecesini gündüzüne katarak aralıksız çalışan şeytanı da takdir etmek gerekirdi. Kendisi hem işini gayet iyi yapıyor hem de pek çalışkan. Bu ikisini birbirine karıştırdığımız kanaatindeyim. Hedefin doğruluğu ile metodun doğruluğunu, biri varsa öteki zaten vardır gibi bir arada var sayma hatasını ne kadar da çok işliyoruz. Oysa insanın yolunun doğru olması o yolda ilerlerken işini gücünü doğru yaptığı anlamına gelmez.

Hedefin doğruluğu metodun doğruluğunu zorunlu olarak içermez. Bakınız: Şu an dünyadaki Müslümanların çoğu. Aksi de böyledir. Yani birinin güzel iş tutması, becerikli ve çalışkan olması, üretkenliği ve usule riayeti gittiği yolun da doğru olduğunu göstermez. Bakınız: Yanlış yollarda doğru metotlarla deli gibi çalışanlar.

İşte kafalarımızın karıştığı yer burasıdır. Çünkü biz genellikle küçük resmi, yani şu anda görebildiklerimizi görürüz. İş tutuşa bakarız. Bu işlerin nereye varacağını, yolun sonunu pek gözet(e)meyiz. Böyle olunca da her çalışkan ve üretken insanın doğru yolda olduğunu sanırız. Veya tam aksi doğru yolun yanlış iş tutan kullarını sırf doğru yolda olduklarından her şeyi doğru yaptıklarını düşünür, hatalarını bile savunmaya kalkarız.

Oysa yanlış yolların güzel iş tutan kulları olduğu gibi doğru yolun da işini yanlış yapan kulları vardır. Hz. Peygamber'in Rabbinden Ömer (ra) ya da Ebu Cehil'den birini istemesi, yolları yanlış olsa da davalarındaki iş tutuşlarının sağlamlığından ötürüydü.

Yıllar yılı "vusulsüzlüğümüz usulsüzlüğümüzdendir” (bir yere varamıyorsak metoduna uygun çalışmadığımızdandır) prensibini birbirimize söyler dururuz da iş usulü konuşmaya gelince heybelerimizden dişe dokunur hiçbir şey çıkaramayız.

Ey doğru yolun ulu hocaları! Hangi yoldan gitmemiz ve neleri yapmamız gerektiğini uzun bir süredir pek iyi anlattınız. Şimdi bize biraz da bunları nasıl yapacağımızı, üstlendiğimiz işleri en iyi nasıl ifa edeceğimizi anlatın. Ki doğru yolda dosdoğru ilerleyenlerden olalım. Bir kişinin canı için bin hac feda edilebilecekken bir hac için bin kişiyi öldürmeyelim...

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.