Hz. Muhammed
Sosyal Hayatı
 

İnce Ruhlu Peygamberimize Zarîf Ümmet Olmak

Hakk’a ve halka yönelik hayat düsturlarını ihtiva eden İslâm Dini’nin halka dönük esaslarının özü, güzel ahlâktır. Güzel ahlâkın mü’mine yüklediği ana görev de ince ruhlu olmaktır.

İnce Ruhlu Olmak Nedir?

- Yaratandan ötürü yaratılana saygı duymak mıdır?

- Acımak mıdır?

- Muhatabı mahcubiyetten kurtarmak mıdır?

- İstemeden vermek midir?

- Güleç bir yüzle ve tatlı bir çift sözle gönül almaya çalışmak mıdır?

- Hediyeleşmek midir?

- Açığa vurulma şekline bakmaksızın insanları iç duygularına göre değerlendirmek midir?

- Düşmanların tecavüz eylemlerine karşı ahlâkîliği elden bırakmaksızın gerekeni yapmak mıdır?

- Vermeyene vermek, gelmeyene gitmek, intikama muktedirken bağışlamak mıdır?

Evet, nedir ince ruhluluk?

Hiç şüphesiz ince ruhluluk bunlardan yalnız biri değildir. Bunların ve benzerlerinin bütünüdür. Bu bütünün oluşturduğu ruhi yüceliktir.

İnce ruhluluk Allah’a (cc) imanın, bütün sözlerimiz, davranışlarımız ve işlerimizden ötürü O’nun huzurunda muhakeme olunarak mükâfat veya ceza göreceğimize inancın gereğidir.

İnce ruhluluk, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in sözleri ve fiillerine bağlılığın tabiî sonucudur.

Allah’ın Rasûlü Hz. Muhammed (sav) pek çok hadisleriyle ince ruhluluğa yöneltmiştir. Ancak o yöneltmekle yetinmemiştir. Yaşayarak örnekler vermiştir.

Çünkü  O,  Yaradanımız’ın   açıklamasına göre “Büyük  bir  ahlâk  çizgisi” üzerinde yaşamıştır. (1)

Onun mübarek  hayatından ince  ruhluluğu yansıtan fiilî  örnekleri tablolaştırarak gönül duvarlarımıza asmaya çalışacağız.


Sağında  genç  bir  delikanlı,  solunda  yaşlı  sahabîler  bulunduğu  bir sırada Allah’ın Rasûlü’ne meşrubat ikram olundu. Hz. Peygamber içti. (Kendisine sunulandan huzurunda bulunanlara ikram etmek  ihtiyatında  olan  Hz.  Peygamber,  sağındaki  gencin  gönlünü  alarak, ikrama solundaki yaşlılardan başlamayı arzu buyurunca…) Genç delikanlıya dönerek şöyle buyurdu:

-(Senden önce) Bu yaşlı amcalarına ikram etmeme müsaade eder misin?

(Bu irfanlı) genç de şöyle deyiverdi:

-Hayır (Ya Rasûlullah!) Allah’a yemin ederim ki, tarafınızdan (sunulacak) hissem için hiçbir  kimseyi  (nefsime)  tercih edemem.  (Bu cevabı vermesinden ötürü) Allah’ın Rasûlü bu genci eli  ile (tutup muhabbetle) sarstı. (2)

Huzurunda saygı ile duran bir genç sahâbiden müsaade istemek hassasiyeti… İşte budur ince  ruhluluk.  O’na inanmak ve O’nu izlemek elbet ince ruhlu olmayı gerektirir.


Mekke’nin Fethi günüydü. Hz. Ebu Bekir henüz Müslüman olmamış babası Ebu Kuhafe’yi kucaklayarak huzur-ı Peygamberîye götürdü.

Saçı-sakalı bembeyaz olmuş bu  pir-i  fâniyi huzurunda görünce rikkate gelen Allah’ın Rasûlü şöyle buyurdu:

Ya Ebû Bekir! İhtiyara zahmet vermeseydin, biz onun ayağına giderdik. (3)

Bir sahâbinin gönlünü almak, Yaratandan ötürü bir yaşlıya derin bir ilgi duymak ve ayağına gitmeyi  içten arzulamak... İşte ince ruhluluk budur. Ona iman ve bağlılık elbet ince ruhlu olmayı gerektirir.


Yahudiler,  Allah’ın Rasûlüne geldiler ve (“Esselâmü  Aleyke” yerine telâffuz taktiği ile) “Essâmü Aleyke” yani, helâk olasın diyerek sözde selâm verdiler.

Onların sözünü işiten Hz. Âişe:

-Essâmü  Aleyküm;  siz  helak  olasınız.  Allah’ın  lâneti  de  gazabı  da üzerinize olsun, diyerek kükredi. Allah’ın Rasûlü Hz. Aişe’ye şöyle buyurdu:

-Sakin ol ya Aişe! Ölçülü ol. Şiddetten ve sevimsiz sözlerden sakın.

-Ya Resûlallah, söylediklerini duymadın mı?

-Sen de benim söylediğimi duymadın mı?

“Ve Aleyküm”, söyledikleriniz sizin de üzerinize olsun diyerek “bedduâlarını onlara iade ettim ya!” buyurdu. (4)

Tecavüz eylemlerine karşı bile adâleti gözetmek ve dil zerafetini korumak. İşte ince ruhluluk budur.


Mü’min kadınlardan biri Sevgili Peygamberimiz’e gelerek şöyle der:

-Ya Resûlullah! (Savaşa çıktığımız zaman ben sizin için adakta bulundum; sağ salim ve ganimet almış olarak dönerseniz) huzurunuzda def çalmayı adadım. Şimdi ben ne yapayım?

Allah’ın peygamberi ona şöyle buyurdu:

-Adağını yerine getir. (5)

Bir  kadın tarafından huzurunda def çalınması gibi düzeysiz olarak değerlendirilip geçiştirilebilecek olan bir arzuyu, sahibini mutlu etmek için onaylamak ve uygulatmak hassasiyeti... İşte ince ruhluluk budur.


Sözün özü odur ki, dünya ve âhiret saadetine ermek için Allah’ın Rasûlü Hz. Muhammed (sav)’e itaat etmekle mükellef  olan mü’min,  bu itâatin  gereği olarak ince ruhlu zarif biri olmak mecburiyetindedir.

Yazımızı, konumuzu özetleyen bir hadisle bitiriyorum.

Allah’ın Rasûlü şöyle buyurur:

“Size Cehennemlikleri tanıtayım mı?

Her kaba, hayır yoksunu ve insanları küçümser kişi cehennemliktir.” (6)

 

 


Dipnotlar

1- Kalem 4

2- Muhtasar S.Müslim No.1291

3- M.Zevaid 6/174

4- M.S.Müslim Hn.1433

5- M.Mesabîh Hn.3438

6- M.S.Müslim Hn.1971

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.