Hz. Muhammed
Peygamberliği
 

Kur'ân Peygamberimiz'i Nasıl Tanıtıyor?

Kur'ân bize her alanda rehberlik eder ve yol gösterir. Sonpeygamber Hz. Muhammed (sav)’i de bize tanıtmakta ve niteliklerini bildirmektedir. Yazımızda Kur’ân’da geçen Peygamberimiz'in on niteliğini tahlil etmek istiyoruz:

1. Hz. Muhammed, Son Rasûl ve Son Nebidir


“Ben (bir tuğlası eksik kalmış mükemmel bir binanın eksikliğini tamamlayan) bir tuğlası mesabesindeyim. Ben peygamberlerin sonuncusuyum.”(Müslim, Fezail, 22)

Rasûl, elçi; nebî ise, haber veren, haber getiren demektir. Terim olarak “Rasûl” ve “nebi” Allah’ın mesajlarını, emir ve yasaklarını, öğüt ve tavsiyeleriniinsanlara bildirmesi için görevlendirdiği kimseyedenir. Rasûl ve nebiyi biz Türkçe’de “Peygamber”(haber getiren) kelimesi ile ifade ediyoruz.. Kur’ân’da “mürsel” ve “nezir” (uyarıcı), “beşir”(müjdeleyici) ve “hâdî” (yol gösterici) kelimeleriyle de ifade edilen “elçiler”; vahye mazhar olan,kendilerine kitap, hüküm ve hikmet verilen kimselerdir.(bk. Hadîd, 25; Hac, 52; Âl-i İmran, 79, 81; Nisa, 63-165; Ahzab, 45; Hadîd, 25-26)

Her topluma bir peygamber gönderen Yüce Allah, son olarak Hz. Muhammed (sav)’i bütün insanlara peygamber göndermiştir. “Muhammed, Allah’ın Rasûlü ve nebilerin sonuncusudur.”(Ahzab, 40)

Ayette geçen ve Asım kıraatinde "te" harfi üstün okunan “hâtem” kelimesi diğer kıraatlerde “hâtim” şeklinde esre ile okunmuştur. “Hâtem”, fiil olup peygamberlerin peygamberliğini sona erdirdi veya mühürledi, “hâtim” ise isim olup peygamberliği sona erdiren veya mühürleyen demektir. “Mühür”, bir şeyin belgelendirilmesi ve tasdik edilmesiiçin sonuna basıldığından “sonu” ve “tasdik” anlamına gelir.

Ayet, hem Hz. Muhammed’in son peygamber olduğunu hem de bütün peygamberleri tasdik eden ve belgeleyen ilahî bir mühür mesabesinde olduğunu ve peygamberliğin sona erdiğini ifade eder.

Peygamberimiz, kendisini peygamberler zincirininson halkası ve nebilerin sonuncusu olarak tanıtmıştır: “Ben (bir tuğlası eksik kalmış mükemmel bir binanın eksikliğini tamamlayan) bir tuğlası mesabesindeyim. Ben peygamberlerin sonuncusuyum.”(Müslim, Fezail, 22)

Hz. Muhammed'in peygamberliği ile insanlık din açısından ilerlemenin son noktasına erişmiş ve dinkemale ermiştir.(Maide, 3) Artık Hz. Muhammed’den sonra başka bir Rasûl ve nebi gelmeyecektir. Dolayısıyla kim nebi, Rasûl, uyarıcı olduğunuiddia ederse yalan söylemiş, yalancı peygamberlikiddiasında bulunmuş olur.

2. Hz. Muhammed, Bütün İnsanların Peygamberidir


“Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik, fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmez.”(Sebe’, 28)

Yüce Allah, ilk insan Hz. Âdem’den itibaren hertopluma bir peygamber göndermiştir. Bu hususayetlerde açıkça ifade edilmektedir. Şu ayetleri zikredebiliriz: “Andolsun biz her topluma, ‘Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının’ diye bir elçi gönderdik.”(Nahl, 36)“Her toplum içinde mutlaka bir uyarıcı (peygamber) gelip geçmiştir.”(Fatır, 24)" Her toplumun bir yol göstericisi vardır."(Ra'd, 7)

Hz. Muhammed’den önceki peygamberler bir veya birkaç topluma elçi olarak gönderilmiştir. Hz.Muhammed (sav) ise miladî 610 tarihinden itibaren kıyamete kadar yeryüzüne gelecek bütün insanlara peygamber gönderilmiştir. Bu husus Kur’ân’da açıkça ifade edilmektedir. Şu ayetleri örnek olarak verebiliriz:

“Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik, fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmez.”(Sebe’, 28)

"Biz seni bütün insanlara elçi olarak gönderdik, şahit olarak Allah yeter."(Nisa, 79)

Bu ayetler, Hz. Muhammed’in peygamberliğinin evrenselliğini ifade etmektedir.

3. Hz. Muhammed, Müjdeci ve Uyarıcıdır

Kur’ân’da birçok ayette Hz. Muhammed’in müjdeleyici (beşir ve mübeşşir) ve uyarıcı (nezir ve münzir) olarak gönderildiği bildirilmektedir:

“(Ey Peygamberim!) Biz seni gerçek ile birliktemüjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.”(Fatır, 24)

“(Ey Peygamberim!) Sen ancak bir uyarıcısın.”(Fatır, 23)

“Beşir”  ve eş anlamlısı olan mübeşşir” kelimesi;iman edip salih amel işleyenleri Allah’ın rızası, cennet ve nimetleriyle müjdeleyici; “nezir” ve eş anlamlısı olan “münzir” ise, inkâr edip isyan edenleriilahî azap ve ceza ile uyarıcı demektir. Uyarıcı ve müjdeleyicilik bütün peygamberlerin ortak niteliğidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), sadece içinde yaşadığı toplumu değil, bütün insanlarıKur’ân ile uyarmakla görevlendirilmiştir: “Bu Kur’ân, bana vahyolundu ki, onunla sizi ve onunulaştığı herkesi uyarayım.”(En’am, 19)


“Andolsun, Allah’ın Rasûlünde sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseleriçin güzel bir örnek vardır.”(Ahzab, 21)

4. Hz. Muhammed, En Güzel Örnektir

Hz. Peygamberin örnekliği Kur’ân’da “şahid” ve“üsve-i hasene” kelimeleri ile ifade edilmiştir. “Şâhid”, sözlükte tanık, bilen, muttali olan, hazır olan,delil ve örnek anlamlarına gelir. Kur’ân’da bir hakkı, bir olayı ispatta bilgi ve görgüsüne müracaatedilen kişiye şâhid denildiği gibi(bk. Nisa, 135)inanç,söz, fiil, ahlak ve davranışlarıyla insanlara güzel örnek olan peygamber ve müminlere de şâhîd denilmiştir.(Meselâ bk. Ahzab, 45)

Hz. Muhammed (sav), söz, ibadet, ahlak, eylem,iş ve davranışlarıyla ümmetine örneklik ve önderlik etmiştir. Şu ayetler bu hususu açıkça ifade etmektedir: “Böylece sizler insanlara birer şahit / örnek olasınız ve peygamber de size bir şahit / örnek olsun diye sizi orta / âdil bir ümmet yaptık.”(Bakara, 143)“Allah sizi hem daha önce hem de buKur’ân’da Müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit / örnek olsun siz de insanlara şahit /örnek olasınız.”(Hac, 78)

Ayetlerde geçen şâhid ve şüheda kelimeleri kıyamet günü Müslümanların, diğer Peygamberlerinhak dini toplumlarına tebliğ ettiklerine, Hz. Muhammed (s.a.s)’in ise Müslümanlara tanıklık edeceğine işaret ettiği (Beydavî, I, 214; Hazin, I, 214)gibi dünyada örnek olması anlamına da işaret eder.(Yazır, I, 524)

“Üsve-i hasene” uyulacak en güzel örnek demektir. Hz. Muhammed’in “en güzel örnek” olduğu Kur’ân’da şöyle ifade edilmektedir: “Andolsun, Allah’ın Rasûlünde sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseleriçin güzel bir örnek vardır.”(Ahzab, 21)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in öncegenel olarak bütün müminlere, sonra özel olarak Allah’ı ve ahret gününü umanlar ile Allah’ı çok zikredenlere örnek olduğunun zikredilmesi, örnek alacakların niteliklerini bildirmeye yöneliktir. Hz.Peygamber iman, ibadet, ahlak ve her türlü söz vedavranışlarında müminlere örnektir.

5. Hz. Muhammed, Öğüt Vericidir

Kur’ân’da Hz. Muhammed’in öğüt verici olduğuaçıkça bildirilmektedir: “(Ey Peygamberim!) Sen öğüt ver. Sen ancak bir öğüt vericisin. Sen onlarınüzerinde bir zorba değilsin.”(Ğâşiye, 21-22)“ Sen öğüt ver, çünkü öğüt müminlere fayda verir.”(Zariyat, 55)“Öğüt ver çünkü öğüt muhakkak fayda verir / öğütfayda versin vermesin sen öğüt ver. Allah'tan korkan kimse öğüt alacaktır. En bedbaht olan (kâfir)kimse ise öğüt almaktan kaçınacaktır.”(A’lâ, 9-11)

6. Hz. Muhammed, Hak Davetçi ve Etrafını Aydınlatıcı Bir Kandildir

Peygamberlerin en başta gelen özellik ve görevlerinden biri insanları hakka davet etmektir. Bu görevi yapanlara davetçi anlamında “dâ’î” denir.Kur’ân’da Peygamberimiz de bu nitelikle anılmıştır.“(Ey Peygamber!) Allah’ın izniyle seni kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarakgönderdik.”(Ahzab, 46)

7. Hz. Muhammed, Yol Göstericidir

Peygamberlerin temel özelliklerinden biri insanlaradoğru yolu göstermeleridir: “Her toplumun birhâdisi / yol göstericisi vardır.”(Ra’d, 7)

Ayette geçen “hâdî” olma, diğer peygamberler gibi Peygamberimizin de bir niteliğidir. Peygamberimizin doğru yolu gösteren olduğu Kur’ân’da açıkseçik bildirilmektedir. Şu ayeti örnek olarak verebiliriz: “ (Ey Peygamberim!) Şüphesiz ki sen (insanları) doğru yola iletiyorsun.”(Şura, 52)

Peygamberin hidayeti, insanlara doğru yolu göstermekten ibarettir, gerçekte hidayet veren Allah’tır.


“(Ey Peygamber!) Allah’ın izniyle seni kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.”(Ahzab, 46)

8. Hz. Muhammed, En Büyük Ahlaka Sahiptir

"(Ey Peygamberim!) Sen büyük bir ahlak üzeresin."(Kalem, 4)Hz. Ali, "Büyük ahlak, Kur’ân edebidir" demiştir.(Kurtubî, XVIII, 227)Müfessir Taberî (ö. 310) deayeti, "Bu, Kur’ân edebidir. Allah, peygamberini Kur’ân ile tedip etmiştir. Büyük ahlaktan maksat İslam dinidir" şeklinde yorumlamıştır.(Taberî, XIV, 29/18)

Yüce Allah'ın övgüsüne mazhar olan peygamberin ahlakı, Kur’ân ahlakı idi. Saîd b. Hişâm, Hz. Âişe validemize Allah'ın elçisinin ahlakını sormuş o da,'Sen Kur’ân okumuyor musun' demiş. "Evet" demesi üzerine; “Rasûlüllah’ın ahlakı Kur’ân idi” demiş(Taberî, XIV, 29/18)ve "(Ey Peygamberim!) Senbüyük bir ahlak üzeresin"(Taberî, XIV, 29/19)ayetiniokumuştur.

Peygamberimiz (sav), en güzel ahlaka sahip idi.(Buharî, Edeb, 112) O'nun tebliğ ettiği hak din kemale erdiği gibi (Maide, 3) güzel ahlak da onunla kemale ermiştir. O şöyle buyurmuştur: “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”(Ahmed, III, 75; Malik, Huluk, 8)

Peygamberimiz (sav) ahlaka çok önem vermiş;“Allah’ım! Yaratılışımı güzel yaptığın gibi ahlakı mıda güzel yap.”(Ahmed, I, 403. VI, 68, 155), “Allah’ım! Beni amellerin en iyisine ve ahlakın en iyisine ilet. Amel ve ahlakın en iyisine ancak sen hidayet edebilirsin. Amellerin kötüsünden ve ahlakın kötüsünden beni koru. Amel ve ahlakın kötüsünden ancaksen koruyabilirsin.”(Nesaî, İftitah, 16, II, 129), “Allah’ım! Ayrılıktan, iki yüzlülükten ve ahlakın kötüsündensana sığınırım” diye dua etmiştir.(Ebu Davûd, Salât, 367;bk. Nesaî, İstiâze, 21)

9. Hz. Muhammed, Çok Merhametli, Çok Şefkatlive Ümmetine Çok Düşkündü

Hz. Muhammed bütün âlemlere rahmet olarakgönderilmiştir. Bu husus Kur’ân’da şöyle ifade edilmektedir: “(Ey Peygamberim!) Biz seni ancakâlemlere rahmet olarak gönderdik."(Enbiya, 107)

"Andolsun size kendi içinizden öyle bir peygambergelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağırgelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir."(Tevbe, 128)

Ayette geçen "harîs" kelimesi; bir şeyi çok arzu eden demektir. Peygamberimiz, çevresindeki insanların mümin olmalarını, salih ameller işlemelerini ve Allah'ın rızasına ermelerini çok istiyordu. İman etmeyenlere çok üzülüyordu. Yüce Allah, Peygamberimizin ümmetine olan bu düşkünlüğünü, "nerede ise kendini helak edeceksin" şeklinde ifade etmektedir: "Mümin olmuyorlar diye âdeta kendini helak edeceksin."(Şuara, 3; bk. Kehf, 6)

“Raûf”; çok merhametli, çok şefkatli, çok merhametli, çok acıyan demektir.(Kurtubî, el-Esna, s. 73-75)Gerçekten Peygamberimiz, ümmetine çok müşfikidi. "Rahîm", çok merhametli demektir. Peygamberimiz (s.a.s.) insanların en merhametlisi idi. Bu merhameti herkese yönelik idi. “Ey Allah’ın Elçisi! Müşriklere beddua et” denildiğinde, “Ben lanetçi olarak gönderilmedim, rahmet olarak gönderildim” buyurmuştu.(Müslim, Birr, 87) Uhud savaşında yüzüyaralandığında bile kâfirlere; “Allah’ım! Kavmimibağışla, çünkü onlar bilmiyorlar” diye dua etmişti.(İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 973)


Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”(Ahmed, III, 75; Malik, Huluk, 8)

10. Hz. Muhammed, Yumuşak Kalpli İdi

Peygamberimiz, alçak gönüllü, yumuşak kalpli idi.Bu sayede insanları etrafına topladı. Yüce Allah buhususu ayette şöyle bildirmektedir:

“Allah'ın merhameti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın,onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık senonları affet. Onlar için Allah'tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.”

Sonuç olarak Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav); bütün insanlara elçi olarak gönderilmiştir ve o peygamberlerin sonuncusudur. Onunla nübüvvet sona ermiştir.

O, müjdeleyici, uyarıcı, hak davetçi, öğüt verici, yolgösterici, şefkat ve rahmet peygamberidir.

O, insanları hakka çağıran, dini tebliğ eden bir peygamberdi.(Maide, 99; bk. Nahl, 82), zorlayıcı (Kaf, 45), zorba (Ğâşiye, 22) ve katı kalpli değildi. (Âl-i İmran, 159) Yumuşakdavranışlı (Âl-i İmran, 159) ve öğüt verici idi. (Ğâşiye, 21)

İnsanlara Allah'ın ayetlerini anlatmış, onları şirk, küfür ve nifaktan temizlemiş, kitabı, hikmeti ve bilmediklerini öğretmiş (Cuma, 2; Bakara, 151), onları doğru yola iletmişti.(Şûra, 52)İyiliği emretmiş, kötülüğü menetmişti. (A'raf, 157) Allah yolunda cihat etmi ş(Nisa, 84), Kur’ân hükümlerini açıklamış, dinî konularda hüküm vermiş (Nahl, 44), helâlı ve haramı bildirmişti. (Araf, 157; bk. Tevbe, 29)

Kur’ân hükümlerini, emir ve yasaklarını hayatındauygulamıştı. O, özü, sözleri ve davranışlarıyla bütün insanlara en güzel örnekti. O, şiddet ve nefretdeğil, sevgi, şefkat ve merhamet peygamberi idi.

O, ümmetine karşı görevini en güzel biçimde yerine getirmişti. Ümmetinin de görevi, ona iman veitaat etmek, onu sevmek ve sevdirmek, tebliğ ettiği dini yaşamak ve yaşatmaktı.

 

Yorumlar

 
Muharrem Babaoglu
Muharrem Babaoglu25.12.2011

ALLAH in selami,rahmeti ,bereketi üzerinize olsun degerli yapimcilari .Sayfanizi daha yeni tanidim ,okudugum ilk sayfanizdan degerli ve faydali bilgilerinizi okudum ve cocuklari ma da tafsiye edecegim.saygilarim la.

25.12.2011