Kültür Sanat
Klasik Sanatlar
 

Minyatür Sanatında Hz. Peygamber

Rasûl-i Ekrem hemen hemen bütün minyatürlerde mübarek yüzü beyaz örtü ile örtülü, başında beyaz sarığı üzerinde yeşil uzun cübbesi ve doğu tarzı bir halesi ile yer almaktadır. Son devirlerde çizilen bir kısım resimlerde ise ya beden veya başı ele alınmadan tamamen ışınlar saçan toplu bir şekille yetinilmiştir.

İslam dininde resim ve resim yapma, daima tartışılan, yeri tespit edilememiş nazik bir konudur. Bu hassasiyete binaen bütün Müslümanlar Hz. Peygamber’in tasvirini yapmamak ve yapılmaması gerektiği hususunda çok dikkatlidirler. Ancak zaman içerisinde gerek genel tarih kitaplarında gerekse hem dinî kitaplarda hem de O'nun mübarek hayatını anlatan siyer kitaplarında -başta Miraç hadisesi olmak üzere O'nun mucizelerinden ayı ikiye yarması vs. gibi konuların daha iyi anlaşılması amacıyla kitapların- yazarları tarafından öğretmek maksadıyla tasvir ettirilmişlerdir.

XIV. asırdan itibaren yazılan eserlerde Hz. Peygamber’in tasvirleriyle karşılaşılmaktadır. Eski devirlere ait O'nun yüz çizgilerini belirten birkaç resmin dışında umumiyetle Rasûlullah yüz hatlarının belirtilmemesi üzerinde hassas davranılmaktadır. İlk devirlere ait resimlerin bir kısmında Hz. Peygamber’in başında nurdan bir hale veya peygamberlik simgesi olan bir bulut kümesi ile birlikte resmedilmiştir. Bunlar O'nun dinî kişiliğinin sembolleridir. Daha sonraki tasvirlerde O'nun yüzü perdelenmiştir. Rasûl-i Ekrem hemen hemen bütün minyatürlerde mübarek yüzü beyaz örtü ile örtülü, başında beyaz sarığı üzerinde yeşil uzun cübbesi ve doğu tarzı bir halesi ile yer almaktadır. Son devirlerde çizilen bir kısım resimlerde ise ya beden veya başı ele alınmadan tamamen ışınlar saçan toplu bir şekille yetinilmiştir.(1)

Başkanlık ettiği savaşlarda Hz. Peygamber de, tıpkı Osmanlı sultanlarının resme konu edilişine benzer biçimde, kenardan ağırbaşlı tavırlarla olayı seyreder. Kalabalık askerler arasında halesi ve yüz örtüsüyle ayırt edilir. Toplantı yerlerinde en göz alıcı yere yerleştirilir. Az figürlü ya da tek figürlü kompozisyonlarda ise gerçekten derin bir etki uyandırmaktadır. Yücelik, kutsallık ve doğaüstü bir ortam seyirciye anlatılmak istenir. Tasvirlerde melekler daima Hz. Peygamber’in etrafında koruyucu şekilde daire oluşturmuş ve O'nu ansızın gelecek tehlikelerden korumak, moral vermek veya yüce Tanrı’nın emrini iletmek için bir veya bir grup halinde uçarak gökyüzünden O'nun çevresine doğru iner bir halde gösteren sahnelerde görülebilir.(2)

İslam kitap ressamlığında Hz. Peygamber ile ilgili ilk tasvirlere erken dönemlerde rastlandığı İbn Vehb tarafından bildirilir. Verilen bilgilere göre devrin Çin İmparatorunun sahip olduğu ve yine Çinli ressamlar tarafından yapılmış tasvirli bir kitapta Hz. Nuh, Hz. Musa ve Hz. İsa’nın tasvirleri ile beraber Hz. Muhammed (sav)’in de deve üzerinde canlandırılmış bir figürü bulunmaktadır.(3)

Daha sonraları O'nun tasvirine XIII. yüzyılın ilk yarısında Abdü’l-Mümin b. Muhammedu’l-Hâyî tarafından Varka ve Gülşah isimli iki sevgilinin aşklarını anlatan eserde rastlanır (TSMK(4), H.841). Bu kitabın son iki minyatüründen biri (69b) Hz. Peygamber’i halifeleri Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali ile beraber Şam şahını dinlerken, diğeri ise O'nu Varka ve Gülşah’ı öldükten sonra diriltirken tasvir ediyor. Bu figürlerde Hz. Peygamber resimde yer alan diğer kişilerden farklı bir şekilde tasvir edilmemiş, figürün üzerindeki yazıdan onun ancak Hz. Peygamber olduğu anlaşılmaktadır.

Moğollarla birlikte İslam’a geçen doğunun dinî resim geleneğinde Hz. Peygamber’in ilk tasvirlerine 1307 tarihinde rastlanır. İlk resimleri bu devirde yazılan tarih kitaplarında yer almıştır. Bu eserde de Hz. Muhammed (sav)’in kutsallığını belirten herhangi bir işaret yoktur. Sadece figür olarak diğerlerinden daha büyük olarak çizilmiştir(5) . Daha sonraları 1306-7 ve 1314 yıllarında Reşidüddin Fadlullah tarafından hazırlanan üç genel dünya tarihi olan Câmiu’t-Tevârih’de de Hz. Peygamber ile ilgili tasvirlere yer verilmiştir (6) . Bunlardaki tasvirlerde göze çarpan önemli unsur bu resim geleneğinin henüz Hıristiyan ikonografyasına olan sıkı bağlılığıdır. O'nun özel durumunu belirten herhangi bir ayırım söz konusu değildir. Taberî Tarihi’nin Washington Freer Galery’de bulunan nüshasında da aynı özellikler söz konusudur.(7)

Moğollarla birlikte İslam’a geçen doğunun dinî resim geleneğinde Hz. Peygamber’in ilk tasvirlerine 1307 tarihinde rastlanır. İlk resimleri bu devirde yazılan tarih kitaplarında yer almıştır. Bu eserde de Hz. Muhammed (sav)’in kutsallığını belirten herhangi bir işaret yoktur. Sadece figür olarak diğerlerinden daha büyük olarak çizilmiştir.

Hz. Peygamber'le ilgili en önemli ilk tasvirler Moğollar devrinde resimlenen Miraçname’de yer alır. Kitap metni günümüze ulaşamamış olmasına rağmen minyatürlerinden bir kısmı TSMK’nde yapraklar halinde bir albümde bulunmaktadır (H. 2154). Metniyle birlikte günümüze ulaşan tasvirli Miraçname, Paris Bibliothèque National’dadır (Turc. 190). Baysungur’un nakkaşhanesinde 1436 senesinde hazırlanmış eserin dili Uygurca olup içinde 57 adet minyatür bulunmaktadır. Eserin ilk minyatürü Cebrail (as)’ın Hz. Peygamber’in evine gelerek O’nu Miraç yolculuğuna davetini göstermektedir. Aynı zamanda Nizamî’nin Hamse’sinde de Miraç tasvirleri bulunmaktadır. Nizamî Hamse’nin ilk bölümü olan Mahzenü’l-Esrar’a başlarken Hz. Peygamber’den ve Miraç olayından bahseder. Bu nedenle bütün resimli Nizamî Hamse’lerinin ilk minyatürü simgeleşmiş Miraç tasviridir.

XV. yüzyılda Hz. Peygamber’in hayatıyla ilgili tasvirlere gene bir siyer kitabında rastlanır. Bu eser tahminen 1417 yılında Timurlu Sultanı Şahruh adına hazırlanmıştır (TSMK, B. 282). XV. asrın sonunda Hz. Peygamber’in tasvirleri daha farklı tarih kitaplarında yer almaya başlar. Bu kitaplar, Hz. Ali, Hz. Hamza gibi Peygamber'in yakınlarının kahramanlıklarını anlatan eserlerdir.

Tasvirli siyer kitapları içinde en önemli ve sahip olduğu minyatür açısından en zengin olanı, Erzurumlu Darirî’nin Siyer-i Nebî adlı XIV. asırda yazdığı eserin Sultan III. Murad tarafından XVI. asrın sonunda yeniden minyatürlü olarak hazırlanmış olan nüshasıdır. Arşivlerde bulunan belgeye göre 349 bölümden meydana gelen ve 810’dan fazla minyatür bulunan bu eser ancak III. Mehmed devrinde tamamlanabilmiştir (8). 1003/1594-95 yılında tamamlanan eser altı cilttir(9) . Eser tamamlandığında çalışanlara in’amlar verilmiştir.(10)

Hz. Peygamber’in minyatürlerinin yer aldığı diğer eserler:

Havernâme: 1476 tarihli kitap İbn Hüsam tarafından yazılmıştır. Hz. Ali’nin kahramanlıklarından bahsetmektedir.(11)

Ravzatü’s-Safâ: XVI. asırda Mir Havend tarafından yazılmış genel tarih kitabıdır.(12)

Kısas-ı Enbiyâ: Nişabûrî tarafından yazılmıştır. Bütün peygamberlerin hayat hikayeleriyle birlikte tasvirler mevcuttur. TSMK’nde nüshaları mevcuttur.(13)

Ahsenü’l-Kibar: XVI. yüzyılda 1526 yılında Hüseyin el-Alevî el-Verâmî tarafından Şah Tahmasp adına yazılmış, biyografi karakterinde bir eserdir. Hz. Peygamber ile 12 imamdan söz edilmektedir.(14)

Şah Tahmasp devrinde 1568 yılında yazılan bir diğer minyatürlü eser, Âsâr-ı Muzaffer adıyla bilinen manzum Siyer-i Nebî kitabıdır.(15)

Mecâlisü’l-Uşşak, XVI. asırda Timurlu sultanı Hüseyin Baykara tarafından yazıldığı tahmin edilen Hz. Peygamber’in minyatürünün bulunduğu bir başka resimli eserdir.

Enbiyânâme: Kanunî devrinde şehnameci Fethullah Ârifî tarafından 1558 senesinde yazılmış minyatürlü bir eserdir. İki minyatürde Hz. Peygamber yer almaktadır.(16)

Zübdetü’t-Tevârih: Osmanlı kitap sanatlarının hâmisi olan III. Murad devrinde şehnameci Seyyid Lokman Urmevî tarafından 1583-86 yıllarında yazılmış genel bir tarih kitabıdır. İçinde Hz. Peygamber’in iki minyatürü bulunmaktadır.(17)

Ahvâl-i Kıyamet: XVI. yüzyıl sonu XVII. yüzyıl başlarında hicrî 1000. yılda kıyametin kopacağına ilişkin inanca bağlı olarak yazılan bu eserde kıyametle ilgili birçok tasvirin yanı sıra Hz. Peygamber’in de minyatürleri yer almaktadır.(18)

Fal-ı Kur’ân: İslam dinî tasvirlerini içeren bir diğer minyatürlü eserdi.(19)


1) Bu tarz bir eserin Fransız Milli Müzesi yazmalar bölümünde bulunduğu bilinmektedir. Osman Şekerci, Osman Şekerci, İslam’da Resim ve Heykel, İstanbul 1996, 132.

2) Tanındı, 38-39.

3) Şekerci, 129.

4) Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi

5) Edinburg University Library, Arab 161.

6) Edinburg University Library, Arab 20, TSMK, H.1653 ve Londra Royal Asiatic Society, Morley 1. bu eser şimdi orada değil.

7) 'Washington Freer Galery of Art, 57.16, 47.19 (Tanındı, İstanbul 1984, 10)

8) TSMA, D.12292.

9) TSMK, H.1221, 1222, 1223, New York Public Library 157, Dublin Chester Beatty Library, 419.

10) TSMA, D.12292.

11) Tanındı, 1984, 15, Eserin tasvirlerinin çoğunun Tahran Güzel Sanatlar Müzesi’nde diğerlerinin Avrupa ve Amerika’da özel koleksiyonlarda olduğunu belirtir.

12) A.g.e.

13) Karatay, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Yazmalar Kataloğu, İstanbul 1961, no.119-126,127.

14) Leningrad/St. Petersburg Public Library, Dorn 312.

15) Leningrad/St. Petersburg Public Library, Dorn 312.

16) Tanındı, İtalya’da özel bir koleksiyonda olduğunu söyler.

17) TİEM, T.1973, TSMK, H.1321, Dublin Chester Beatty Library, T.414.

18) Tanındı, 13.

19) A.g.e. no. 283 bu eserin tasvirli nüshasıdır.

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.