Sonpeygamber.info
Ramazan Günlüğü
 

Mülteci

Bugün sizlerle Feyza Şahin Hanım'ın Ramazan hakkındaki duygularını ifade ettiği bir yazısını özet olarak paylaşacağım. Kendisi çok isabetli bir benzetmeyle Ramazan ayını savaşlarla dolu bir dünyadaki güvenli bölgelere, kendisini de bu bölgede kalmak isteyen bir mülteciye benzetiyor ve bakın neler diyor:

"Sınır kapısının açılmasını bekleyen bîçare mülteciler gibi bekledim bu günleri. Ruhumun açlığı ve yorgunluğuyla sürünürken, dertlere derman olsun diye açılan bu kapıdan adeta fırlattım kendimi rahmetin kollarına, beni sarsın ve hiç bırakmasın ümidiyle.

Bu güvenli bölgeden çıkmak istemiyorum. Ayaklarım yere basmıyormuş, her yer ışıldıyormuş, boyutlar birbirine karışmış da bu alemle öte alem arasındaki perdeler incelmiş gibi. Görünenle görünmeyeni birlikte algılıyormuşuz gibi. Bu rahmetli vakitte, bu coğrafyada, bu alem içi alemde, aç karnım ve ağrıyan başımla mutluyum. Mutluyum.

Her gece başımın üzerindeki göğe dalga dalga yayılıp üzerimi koruyucu bir örtü gibi örten o müthiş sözlere teslim oldum; dinledim sevindim, dinledim korktum, dinledim, ağladım, dinledim, kâinatın sırlarını önüme seren o güzel sözleri.

Sınırlı vakit için açılan bu kapının kapanma zamanı yaklaştıkça küçük bir çocuk gibi ürküyor, gözlerimi sımsıkı kapatırsam belki zaman durur diye imkânsız bir hayale kapılmak istiyorum.

Kapı kapansa da, ardındakilerin hatırası taze kalsın, yolumu aydınlatsın, bir daha açılana kadar. Ben eşiğinde oturup beklerim, bir adım öteye gitmem, gitmeyeyim.

Bîçare bir mülteciyim şu dünyada. Nereye gideceğim."

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.