Sonpeygamber.info
Sonpeygamber.info Etkinlikleri
 

Popüler Siyer Çalışmaları Eleştirel Bir Perspektifle Masaya Yatırıldı

 

Sonpeygamber.info web portalı, internet sahasının dışında "Siyer Atölyesi" ve "Hadis-Siret Ödülleri" gibi organizasyonlarla da faaliyet alanlarını genişletmeye devam ediyor.

Siyer sahasında yapılan çalışmaların seyrini ve alana dair temel sorunları tartışmak, değerlendirmek ve yapıcı teklifler sunmak amacıyla her sene farklı tema ve kadrolarla organize edilmesi planlanan "Sonpeygamber.info Siyer Atölyesi"nin üçüncü çalışma toplantısı tamamlandı.

16-17 Nisan 2011 tarihlerinde Meridyen Destek Derneği binasında iki günlük oturumları gerçekleştirilen atölyenin bu yılki teması, "Türkiye’de Popüler Siyer Çalışmaları" olarak belirlenmişti. Atölye çalışmasına konunun ilgilisi akademisyenlerin yanı sıra yazarlar ve yayıncılar da katıldı. Gerçekleştirilen oturumlarda ülkemizde popüler sahada ortaya konan siyer çalışmalarının nitelik düzeyleri ve gidişatları hakkında tartışmalar yürütüldü.

Toplantı, Meridyen Destek Derneği Yönetim Kurulu Başkanı H. Hümeyra Şahin ve Sonpeygamber.info Web Portalı Genel Yayın Yönetmeni Fatma Ekinci’nin açılış konuşmalarıyla başladı.

Meridyen Destek Derneği’nin kuruluş amacına değinen H. Hümeyra Şahin, Türkiye’de ihmal edilen bir alan olarak sosyal bilimlere dikkat çekmek ve bu alanlarda yapılan nitelikli çalışmaları desteklemek amacıyla yola çıktıklarını dile getirdi. Ayrıca modern dünyada yine modern dünyanın etkin iletişim aracı olan internet yoluyla Hz. Peygamber’i en doğru ve güvenilir bilgiler ışığında anlatma çabalarının bir ürünü olarak Sonpeygamber.info projesine yoğunlaştıklarını vurgulayan Şahin, Siyer Atölyesi çalışmaları kapsamında önümüzdeki yıllarda “görsellik ve siyer” ile “çocuk yayıncılığı” gibi temaları masaya yatırmayı amaçladıklarını belirtti.

Sonpeygamber.info Web Portalı Genel Yayın Yönetmeni Fatma Ekinci ise konuşmasına, "Hadis ve Siret Ödülleri" ile "Siyer Atölyesi" projelerinin yüklendikleri misyonlar hakkında bilgi vererek başladı. Siyer Atölyesi'nin uzun vadede nitelikli bir eserin ortaya çıkmasına da öncülük etmesini istediklerini vurgulayan Ekinci, şunları ifade etti: "Önümüzdeki yıllarda devam etmesini hedeflediğimiz siyer atölyelerinin neticesinde temennimiz, burada tartışılan problematiklerin göz önünde bulundurularak öneriler çerçevesinde ve bir danışma kurulu nezaretinde bir siyer yazımına vesile olmasıdır."

Türkiye’de Popüler Kültür

Siyer Atölyesi 2011  “Türkiye’de Popüler Kültür” başlığını taşıyan I. Oturum ile başladı. Atölye çalışmasında ele alınacak konuya bir üst çerçeve olması açısından, popüler kültür teorisi ve medyada dinin temsil biçimlerinin konu alındığı tebliğlere bu oturumda yer verildi.

Toplantıda tebliğlere geçilmeden önce ülkemizin önde gelen yayınevlerinin yöneticileriyle siyer yayıncılığı ve siyer eserleri hakkında yapılan bir dizi röportajdan oluşan bir video gösterime sunuldu. Röportajlarda yayıncıların kendilerine yöneltilen sorulara verdikleri cevaplar, siyer yayıncılığı sahasındaki hareketlenmelerin nabzını tutar nitelikteydi. 

I. Oturum Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Bilim Dalı’nda akademik çalışmalarını yürüten Ar. Gör. Rahile Yılmaz tarafından hazırlanan “Cumhuriyet Dönemi Popüler Siyer Kitaplarına Dair Mülahazalar” adlı atölye çerçeve tebliğinin sunumuyla başladı. Tebliğinde okuyucuları ilgilendiren problemler, müelliflerden kaynaklanan sorunlar, baskı sayısı fazla olan kitapları değerlendiren Rahile Yılmaz, dönemsel tablolarla popüler siyer alanında bugüne kadar yapılan çalışmaları özetlemeye çalıştı. 

İSAM Başkan Yardımcısı Dr. Eyyüp Said Kaya’nın yönetiminde gerçekleştirilen oturumda ikinci olarak sözü, İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Nurullah Ardıç aldı. “Popüler Kültür: Yozlaşma mı Demokratikleşme mi?” başlıklı bir sunum gerçekleştiren Ardıç, kapsamlı bir çerçeve çizdi. Popüler kültürün tarihi ve kavramsal gelişimini irdeleyen Ardıç, yüksek kültür, alçak kültür, demokratikleşme, yozlaşma ve arabesk gibi tanımlar etrafında derinlikli analizlerde bulundu.

Medyatik Din Gerçek Din Değildir

I. Oturum Prof. Dr. Mete Çamdereli’nin “Medya’da Dinin Popüler Temsili” başlıklı sunumuyla devam etti. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Çamdereli; “medyanın dini”, “medyatik din” ve “medyada din algısı” başlıklandırmaları altında tebliğini sundu. Öncelikle dinin tanımını yapan Çamdereli, medyanın neden dinî ikonlara ihtiyaç duyduğunu ve bu ihtiyaçları nasıl giderdiğini ele aldı. Radyo, televizyon, sinema ve internette din algısının yansımalarını örneklendiren Çamdereli, medyatik dinin gerçek din olmadığını savundu.  I. Oturum Çamdereli’nin sunumu ardından sona erdi.

II. Oturum: Popüler Kültür Sahasında Siyer

II. Oturum “Popüler Kültür Sahasında Siyer” başlığı ile gerçekleştirildi. Oturum başkanlığını üstlenen Fatih Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Aslan konuya ilişkin kısa bir değerlendirmede bulundu. Ardından oturumun ilk konuşması için söz alan edebiyat eleştirmeni Ömer Lekesiz, “İfrat ve Tefrit arasında Peygamber’i Anlatmak” başlığında bir sunum gerçekleştirdi. Lekesiz, bir etkinlik afişinden hareketle yaptığı sunumunda, siyerin popüler düzeyde temsilleri ve bu temsillerdeki problematikler hakkında çözümlemelerde bulundu.

 

“Görsel Medya’da Siyer” başlığında sunum yapan Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Apak, siyerin medyada konu olarak nasıl yer aldığı, yapılan çarpıtmalar ve bunlara karşı ne gibi önlemler alınması gerektiği konusunda tespitlerde bulundu. Apak;  basının “Halk istiyor biz de yapıyoruz” savına kesinlikle karşı çıktığını belirterek nitelikli çalışmalar ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Oturumda üçüncü olarak söz alan Yard. Doç. Dr. Bahtiyar Aslan ise “Popüler Şiir-Siyer Dinletileri” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Günümüzde popüler düzeyde ortaya konan şiir-siyer dinletileri üzerinde çözümlemelerde bulunan Aslan, bu tip yayınların Hz. Peygamber’i tanıtmaktan/anlatmaktan ziyade bir “duygusal boşalma” fonksiyonu icra ettiğini dile getirdi.

Sanal Dünya ve Siyer

Oturumda son olarak söz alan Fatih Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Yel’in konu başlığı ise “Sanal Dünya ve Siyer” oldu. Sanal dünyada siyer alanında yapılan çalışmaların ve biriken kaynakların yetersiz olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yel, bu alanda çalışmalara ihtiyaç olduğunu söyledi. Siyer ve sanal dünyanın birbirine uzak kaldığının geç fark edildiğini belirten Yel bu alanda yapılan çalışmaların desteklenmesini istedi.

Türkiye’de Popüler Siyer Yazımı

Atölyenin ikinci günü ise yazılı eserler üzerinde yapılan değerlendirmelere ayrılan ve İslam Tarihçisi Doç. Dr. Casim Avcı'nın yönetiminde gerçekleştirilen “Türkiye’de Popüler Siyer Yazımı” başlıklı oturumla başladı. 

“Popüler Siyer Eserlerinde Kaynak Problemi” başlıklı tebliğiyle toplantıya katılması beklenen Prof. Dr. Mehmet Özdemir, yurtdışında olması sebebiyle programa iştirak edemedi. Buna karşılık Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde görevli Ar. Gör. Harun Yılmaz tarafından Prof. Dr. Özdemir’in “Siyer Yazıcılığı Üzerine” başlıklı makalesinden hareketle hazırlanan bir sunuma yer verildi. 

Oturumda ikinci olarak söz alan Dr. Nihal Şahin Utku, “Popüler Siyer Eserlerinde Peygamber Tasavvurları” başlıklı tebliğiyle atölye çalışmasının önemli sunumlarından birini gerçekleştirdi. Dr. Nihal Şahin Utku, ele aldığı popüler nitelikteki siyer eserlerinde öne çıkan peygamber tasavvurlarının üç başlık altında sınıflandırılabileceğini belirterek konuşmasına başladı. Dr. Utku bu üç tasavvuru, “hayatının her anında mucizelerle donatılmış bir Peygamber”, “ümmetine örnek olması için Allah tarafından seçilmiş olan ve en büyük mucizesi Kur’ân olmakla birlikte beşer yönü öne çıkan bir Peygamber” ve son olarak da “reformist kimliği ile ön plana çıkan Peygamber” şeklinde tasnif ettiğini dile getirdi. Utku sunumunda; siyerin hangi gerekçelerle yeniden yazıldığı, beşerüstü peygamber tasavvurunu besleyen gelişmeleri, olağanüstü peygamber tasavvurunun neden rağbet gördüğü gibi birçok önemli hususa temas etti. Nihal Şahin Utku konuşmasında popüler siyer kitaplarının çoğunda maksadın Peygamber’i anlatmak değil, bu vesile ile dinî coşkuyu artırmak olduğuna dikkat çekti. 

 

Popüler Siyer Eserlerinde Dil, Üslup ve Estetik Sorunları

Oturumda üçüncü olarak söz alan Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Andı, popüler kültür ve popüler edebiyat kavramını öncelikli olarak ele aldı. “Popüler Siyer Eserlerinde Dil, Üslup ve Estetik Sorunları” konulu bildirisiyle toplantıya katılan Prof. Dr. Andı,  popülerliğin niyete göre olumlu ve olumsuz olarak nitelendirildiğini belirtti. Prof. Dr. Andı,  söz konusu edilen siyer kitaplarında birbirini tekrar eder nitelikteki dil, üslup ve estetik hatalarını/problemlerini örnekler üzerinden ele aldı. 

Popüler düzeyde kaleme alınan siyer eserlerindeki estetik dikkatsizliklere temas eden Prof. Dr. Fatih Andı, siyer yayıncılığının kültür endüstrisi mantığıyla işleyen yapısının günümüzde tehlikeli sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Kutlu Doğum Haftası “etkinlikleri” çerçevesinde siyer yayıncılığının ticari bir manipülasyona maruz kaldığının altını çizen Prof. Dr. Andı, bu olgunun da niteliksiz siyer eserlerinin sayısında bir artışa sebebiyet verdiğini, söz konusu problem ve dikkatsizliklerde bu manipülatif tavrın da büyük pay sahibi olduğunu dile getirdi. 

Atölye çalışması öğleden sonraki “Genel Değerlendirme” oturumu ile son buldu. Yoğun müzakerelerin yürütüldüğü oturumda, bir yandan önceki oturumlarda sunulan tebliğlerin değerlendirmeleri yapılırken, diğer yandan toplantı boyunca öne çıkan başlıklara dair tartışmalar yapıldı. 

Genel değerlendirme bölümünde yapılan tartışmalarda en çok üzerinde durulan nokta da siyerin günümüz popüler iletişim araçları ve modern yazın türleri kullanılarak işlenmesi/okura aktarılması sürecinde yaşanması muhtemel dejenerasyondu.  

Ayrıca siyer çalışmalarının popüler kültür mekanizması tarafından manipüle edilerek amacından ve felsefesinden uzaklaştırılması noktasında dikkatler ve eleştiriler dile getirildi. Değerlendirme oturumu, tebliğler ve yapılan tartışmalardan hareketle katılımcıların sundukları tekliflerin belirtilmesiyle son buldu. 

Siyer Atölyesi’nde sunulan tebliğler ve bu tebliğler ile atölyede yürütülen tartışmalardan/sunulan tekliflerden hareketle hazırlanacak olan “Sonuç Raporu”, Meridyen Destek Derneği tarafından bir araya getirilerek kitaplaştırılacak.

BEREKETLİ BİR TARTIŞMA ORTAMI

Toplantıda sunulan tebliğlerin yanında yapılan müzakereler ve yürütülen tartışmalarla da üzerinde durulan konular hakkında katılımcılar ve gözlemciler tarafından derinlemesine analizler yapıldı. Siyer Atölyesi projesinin temel hedeflerinden birinin de bu vesileyle yapılan tartışmalarda konunun ilgililerine yapıcı teklifler sunmak olduğunu belirten yetkililer, aynı sebepten ötürü toplantının sempozyum değil, atölye formatında gerçekleştirildiğini dile getirdi.

SİYER ATÖLYESİ PROJESİ

İlki Nisan 2009’da İstanbul'da Türkiye genelinden çok sayıda genç akademisyenin de gözlemci olarak katılımıyla yapılan Siyer Atölyesi'nde "Cumhuriyet Devri Türkçe Akademik Siyer Literatürü" disiplinlerarası bir perspektifle masaya yatırılmıştı. 2010 yılında “Siyer-Edebiyat İlişkisi” başlığı altında gerçekleştirilen II. Siyer Atölyesi’nde ise, siyer yazımında edebiyatın sunduğu/sunabileceği imkânlar ele alındı. Bir yandan Türkçe siyer literatürü kutsal-sanat ilişkisi, dilbilim, anlatıbilim, edebiyat sosyolojisi, edebiyat tarihi, roman teorisi vb. edebiyat disiplinlerinin perspektiflerinden masaya yatırılırken, diğer yandan estetik ve edebî kaygılar odağında siyer yazıcılığının geleceğine dair yapıcı öneriler sunmak amacıyla çeşitli tartışmalar gerçekleştirildi.

Bu yıl “Türkiye’de Popüler Siyer Çalışmaları” başlığıyla gerçekleştirilen toplantıda ise iki gün boyunca konularının uzmanları, farklı disiplinlerin perspektiflerinden çeşitli sahalarda ortaya konulan ve popüler düzeyde etki yaratan siyer çalışmalarını ele aldı.

Önümüzdeki yıllarda Siyer Atölyesi farklı temalarla organize edilecek.

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.