Sonpeygamber.info
Kitaplık
 

Sibel Eraslan'dan Hz. Fatıma'ya Dair Bir Roman: Canfeda

Suret-i Meryem, Çöl/Deniz, Nil’in Melikesi ve son olarak da Canfeda. Sibel Eraslan; Hz. Meryem, Hz. Hatice ve Hz. Asiye’den sonra bu kez de Hz. Fatıma’ya dair bir roman yazdı.

Canfeda: Hz. Fatıma, Ehl-i Beyt ve Kerbela’ya aralanan bir kapı. Romanda İslam coğrafyasının dört bir yanından on iki kahraman, Kerbela-Medine-Mekke üçgeninde Hz. Fatıma’nın hatırası ve muhabbetine uzanıyor. Bununla birlikte elbette Hz. Peygamber’e, Hz. Ali’ye, Hz. Hasan ve Hüseyin’e.


Yaralarını siyer-i nebi ile sararlardı onlar. Ehl-i Beyt hatırasıyla derman bulurlardı dertlerine… Yine öyle yapmışlar, etraflarını sarıp sarmalamış onca endişenin içinden geçerek, Resulullah’ın (sav) hatıralarına tutunmuşlardı. (s. 110)

Kırk “mesel” ve bir tetimme bölümünden oluşan kitapta Kuşadası, Botan, Endülüs, Türkistan gibi farklı coğrafyalardan gelip Kerbela’da buluşan on iki karakterin Mekke’ye yolculukları konu ediliyor. Eserin isminin Canfeda: Hz. Fatıma olması, salt Hz. Fatıma’yı anlatan bir roman beklentisi yaratmamalı okurda. Romanda Hz. Fatıma, kırk mesel arasına serpiştirilmiş Asr-ı Saadet sahneleriyle görünüyor. Söz konusu sahneler, mesellerin tamamlayıcısı oluyor.

Canfeda: Hz. Fatıma bir çerçeve hikâye içindeki hikâyelerden oluşuyor. Çerçeve hikâyenin kahramanı Şair Zebun bin Mestan’ın kırk meselinde karşımıza çıkan karakterlerin dilinden anlatılanlarla Canfeda çok katmanlı bir hikâyeler bütünü görüntüsüne bürünüyor.

Şark tahkiye geleneğinden örnekler sunan önemli eserler Mesnevi ve Binbir Gece Masalları’ndan aşina olduğumuz bu kurgu tarzına Sibel Eraslan’ın, şark hikâyelerini anımsatan romantik üslubu da eklenince ortaya doğu anlatı geleneğine daha çok uyan bir eser çıkıyor.

Kitapta; Şair Zebun bin Mestan’ın, “Muteşem Hünkâr” olarak anılan Kanuni Sultan Süleyman’la buluşması ve Leylasını arayan, çöllerde ceylanlarla ahbaplık eden Mecnun’un bir anda karşımıza çıkması gibi sürprizlerle de karşılıyoruz.

Canfeda’da Hz. Fatıma’ya yapılan güzellemeler de ayrıca dikkat çekici:

‘Eşrefü’n-Nisa’ derlerdi ona ki kadınların en onurlusu…
‘Seyyidü’n-Nisa’ diye çağırırlardı ki kadınların efendisi…
‘Hayrü’n-Nisa’ idi ki kadınların hayırlısı…
‘Fahrü’n-Nisa’ idi ki kadınlık âleminin iftiharı…
‘Tahire’ydi Fatıma, annesi Hatice-i Kübra’dan intikal etmiş ismidir; inci gibi temizdi…
Çevresindekiler ona ‘Betül’ derlerdi, nefsani arzulardan berî, şeytani tuzakların ulaşamadığı bir vadiydi…
‘Zekiyye’ derlerdi sonra Fatıma’ya, yağmur damlası kadar arı duru, katışıksızdı…
(s. 77)

Canfeda’nın Asr-ı Saadet’ten, Ehl-i Beyt’ten tablolar sunan ve direkt olarak siyer ilminin alanına giren kimi bölümlerinde, roman türünün sağladığı serbestlikle yazılmış parçalar, siyerin modern edebiyat türleriyle anlatılması konusunda tartışmalara da gebe.

Okuma Parçası:

Sevgiyle dolup taşan bir saadet yuvasıydı Fatıma ile Ali’nin evi… Bir gün kendi aralarında konuşup gülüşen gençlere arkalarından doğru yaklaşmıştı Kâinatın Efendisi. Ali bir şeyler söyleyince Fatıma gülerek buna itiraz ediyor, sonra Fatıma konuşurken de Ali gülerek mukabele ediyordu… Hz. Peygamber buy mesut resmin karşısında memnun müftehir olmuştu. Fakat gençler, Kâinatın Efendisi’nin yaklaştığını görünce derhal konuşmalarını kesip, ciddiyet ve hürmetle ona doğru koşuştular. “Niçin konuşup gülüşüyordunuz ve beni görünce niçin hemen sustunuz?” diye sordu Fahr-i Âlem. Onların sevincine iştirak etmek istiyordu…

Fatıma, mahcubiyetle; “Ey benim canım Babacığım” dedi “Amcamın oğlu bana diyor ki: ‘Ben Resulullah’ın (sav) gönlünde senden daha sevgiliyim.’ Ben de; “Hayır, ben senden daha sevgiliyim’ diye itiraz ediyorum. Şimdi siz söyleyiniz, hangimiz daha sevgiliyiz gönlünüzde?” Bu tatlı rekabet, Nübüvvet Denizi’ni de tebessümle çalkalandırmıştı:

“Fatımacığım, canım benim… Sen, babanın çocuklarına olan tabii sevgisi ve şefkatiyle sevilirken bana Ali’den daha üstünsün. Ne var ki Ali de nazarımda senden ziyade izzet ve keramet sahibidir…”

Kitabın Künyesi

İsim: Canfeda: Hz. Fatıma

Yazar: Sibel Eraslan

Yayınevi: Timaş Yayınları

Yayın Yılı: 2012

Sayfa: 368

 

 

 

 

 

 

 

 

(Sonpeygamber.info - Kaynak göterilmeden alıntılanamaz.)

 

Yorumlar

 
sevinç altun
sevinç altun23.07.2012

Namazda her ettehiyat oturuşunda ehli beyti anararız selamlar göndeririz Peygamberimizin S.A.V. biricik ailesine bir elin beş parmağı misali.Seni ve aileni anmak Ey Nebi ancak bizim sözlerimizi ve kalbimizi güzelleştirir.Sibel Eraslanın tüm kitaplarını beğenerek okudum bu kitabıda yakında okumak hepimize nasip olur inşallah...Tüm inananların ramazanları mübarek olsun müslüman alemine barış ve huzur getirsin inşallah

23.07.2012