Sonpeygamber.info
Ramazan Günlüğü
 

Tadilat Nedeniyle Kapalıyız

Ruhumuz bizim ekmek teknemiz mesabesindedir. Ruhumuzun iştiyakı nispetinde güzel olur, kulluğumuz ve kulluğumuzun güzelliği nispetinde kendiniz bizim için donatır cennet. Bu nedenle ruhun bakımı ihmal edilmemeli, zamanı gelip ihtiyaç duyulduğunda her bir köşesi itina ile temizlenmeli ve yeniden dayanıp döşenmelidir. Ama ne zaman? Dünyanın işi bitmez ki içimize dönelim de nereler örümcek tutmuş, nerelerin cilaları kavlamış, nereler paslanmış bir elden geçirelim. Ya işimiz gücümüz ya çoluğumuz çocuğumuz hep öne geçer; bir türlü kendimize sıra gelmez.

Derken bir de bakmışız yeniden Ramazan hilali doğmuş, şeytanlar bağlanmış, rahmet kapıları açılmış, günahların izlerinin dahi temizlenmesi için her yana mağfiret saçılmış. Öyle ki Ramazan'ın son üçte birine gelindiğinde ısrarla "ben illa da cehenneme gideceğim" diyenler hariç biraz gayret gösteren herkesin cehennemden azat edileceği müjdelenmiş. Yirmi gündür oruçla, teravihle, mukabeleler ve sohbetlerle ruhun bütün menfezlerine nur yürümüş ve yerinden edilen bütün o kir pas son bir gayretle sökülüp gidecek hale gelmiş. İşte Efendimiz'in en kuvvetli sünnetlerinden olan itikâf bu son gayretin adıdır. Bize cennette yerler satın almak için yaratılmış ekmek teknemizin yılda on gün bakımını yapmaktır. Onu aşağıya çekip yerle bir etmek, toza çamura bulamak isteyen nefsin baskılarını en aza indirip her bir köşesini zikrin, duanın, tefekkürün, Kur'ân'ın nurlarıyla yıkamaktır.

Yukarıda dedik ya hep bir şeyler öne geçer de kendimize sıra gelmez diye. İşte tam da buna örnek olacak güzel bir hikâye anlatılır. Adamın biri ormanda bir ağacı kesmeye çalışıyormuş. Saatlerce uğraşmış, kan ter içinde kalmış ama hâlâ sonuca ulaşamamış. Onu izleyen biri "baltanı bilesene, başka türlü bu ağacı akşama kadar kesemezsin" demiş. Adam balta sallamaya hiç ara vermeden "bu ağacı bir an önce kesmem lazım, baltayı bilemeye vaktim yok" demiş. Aynen bu hikâyedeki adam gibidir ruhunu arındırmaya hiç vakit ayırmadan habire iş bitirmeye çalışanlar.

Ramazan gelir ve bize biraz yavaşlamamızı söyler. Hayatımızda kendine yer açar. Alır eline ruhumuzu ve başlar temizlemeye. Ama her şey ona bırakılmaz. Kul da adımlar atmalı, ortaya bir çaba koymalıdır. Allah'ın rızasına, yüksek derecelere talip olduğunu göstermeli, cehd etmelidir. Kendisine cenneti kazandıracak ekmek teknesine özen göstermeli, yenilemeli, içini dışını bütün güzel amellerin koşa koşa gelip yerleşeceği şekilde donatmalıdır. İşte itikâf böyle bir fırsattır. Kapımıza "tadilat nedeniyle kapalıyız" tabelasını asıp içeriyi pırıl pırıl yapma, şeytanın bulaştırdıklarını söküp atarak, meleklerle kol kola ruhumuzu yuyup yıkama fırsatı...

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.