Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hüseyin Akgün’ün İmam Buhârî’yi konu alan çalışması, “İmam Buhârî / Öncülerimiz 4” başlığıyla Ensar Neşriyat tarafından okuyucuların istifadesine sunuldu. Hüseyin Akgün, bu dikkat çekici çalışmasında hadis ilmi denilince ilk akla gelen isim olan İmam Buhârî’nin hayatını, görüşlerini ve eserlerini hurafelerden arınmış biçimde aktarmaya gayret ediyor. Buhârî’nin ve eserlerinin lehinde ve aleyhinde söylenilenler ile bunlara verilen cevapları da ele alan çalışma, büyük hadis âliminin yaşadığı dönemin birtakım fıkhî ve kelâmî tartışmaları hakkında temel bazı bilgileri de okuyucuya ulaştırmayı hedefliyor. “Hadis Rivayet Coğrafyası”, “Sahabe Coğrafyası”, “Goldziher ve Hadis” gibi kitapları bulunan yazarın bu son çalışmasının tanıtımında şu ifadeler yer alıyor:
“Şüphesiz hadis ilmi denilince akla ilk gelen isim İmam Buhârî olacaktır. O, yaşadığı dönemden itibaren giderek artan bir ilgiye mazhar olmuş değerli bir İslâm âlimidir. Başyapıtı kabul edilen hadis musannefi el-Câmiu’s-Sahîh onu zirveye taşımıştır diyebiliriz. Onun söz konusu eseri, Resulullah’ın (sas) sahih hadislerini ve sünnetini öğrenme yolunda Müslümanların en önemli bilgi kaynaklarından biri olmuştur.
İmam Buhârî’nin hayatı hakkında sahip olduğumuz bilgiler sınırlı olmakla birlikte, ilk dönemlerde yaşamış diğer birçok âlimin hayatına göre zengin bir malzemeye sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Bununla birlikte bu malzeme içerisinde onun hakkında nakledilmiş kıssa niteliğinde bazı abartılı hikayelere de rastlamaktayız. Bu durum ona duyulan sevginin bir tezahürü olarak görülebilir.
İşte, ‘Öncülerimiz’ projesi kapsamında yayımlanan bu çalışmamızın belki en önemli farkı, bu abartılı hikayelere girmeden, Buhârî’nin hayatını, görüşlerini ve eserlerini anlatmaya çalışmaktır. Ayrıca sadece onun ve eserlerinin lehinde değil, aleyhinde söylenilenleri ve bunlara verilen cevapları da ele almaya gayret ettik. Şüphesiz Buhârî, Müslümanlar nezdinde sahip olduğu itibarı ile tanınmayı hak eden önemli bir âlimdir. Özellikle yaşadığı dönemin, fikrî tartışmalar bakımından çok zengin olması ve bu dönemin hadis ilminin altın çağı olarak kabul edilmesi de onu ve yaşadığı dönemi tanımanın İslam kültür tarihi açısından önemini bir kat daha artırmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmayı okumakla sadece Buhârî’nin hayatı hakkında bilgi sahibi olmayacak aynı zamanda dönemin birtakım fıkhî ve kelâmî tartışmaları hususunda da temel bazı bilgilere de ulaşacaksınız.”