Suudi Arabistan’ın Medine şehri yakınlarında yürütülen arkeolojik yüzey araştırmalarında, erken İslam dönemine ait 1.774 yeni buluntu kayıt altına alındı. Mehd bölgesinde gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında belgelenen eserler arasında, Kur’an-ı Kerim ayetlerini içeren kaya yazıtları ile Hz. Ömer’in adının geçtiği kitabe öne çıkıyor. Yüzey araştırmalarının ikinci sezonu itibarıyla bölgede 156 yeni arkeolojik alan tespit edilirken; 461 İslami yazıt, 34 Semudî yazıtı, 1.259 kaya resmi, 11 taş yapı, 3 tarihi saray ve yapı kalıntısı, 2 tarihi kervan yolu ile 4 kuyu tescil edildi.
Süveyrika, Muveyhiye ve Haze bölgelerinde yoğunlaşan çalışmalarda ortaya çıkarılan en dikkat çekici keşifler ise İslam’ın ilk dönemlerine tarihlenen ve üzerinde Kur’an-ı Kerim ayetleri barındıran kaya yazıtları ile Hz. Ömer’in adını taşıyan kitabe oldu.
Miras Kurumu’nun kamuoyuyla paylaştığı buluntular arasındaki bir yazıtta, Nisa Suresi’nin adalet ve emanet bilincini vurgulayan 58. ayetinin yer aldığı görüldü. Hicazî hatla kayaya kazınan metinde, “Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” ifadesi bulunuyor.
Araştırmalarda dikkat çeken bir diğer epigrafik buluntu ise İbrahim isimli bir şahıs tarafından kaleme alındığı belirlenen ve Hz. Ömer’e atıfta bulunan kaya yazıtı oldu. Söz konusu metinde, “Allah, Ömer bin Hattab’ın bu dünyada ve ahirette dostudur. Allah’tan başka ilah yoktur.” ibaresinin yer aldığı bildirildi. Bölgedeki tescil çalışmalarında, erken İslam dönemine ait bu yazıtların yanı sıra çok sayıda kaya resmi ve farklı tarihi dönemlere ait arkeolojik kalıntılar da kayıt altına alındı.
Suudi Arabistan Miras Kurumu yetkilileri ve uzmanlar, bu keşiflerin yalnızca bölgenin arkeolojik zenginliğini ortaya koymakla kalmadığını; aynı zamanda İslam’ın ilk yüzyıllarına ait yazılı kültürün, dini hayatın ve toplumsal hafızanın daha iyi anlaşılmasına katkı sağladığını belirtti.
Yazıtların, Kur’an-ı Kerim ayetlerinin erken dönemlerde yazılı olarak yaygın biçimde kullanıldığına dair somut ve güçlü kanıtlar sunduğunu ifade eden uzmanlar, bu verilerin erken İslam toplumunun dini ve sosyal yapısını aydınlattığını vurguladı. Miras Kurumu tarafından yapılan açıklamada, keşfedilen eserlerin özellikle Hazreti Osman dönemi öncesindeki yazı kültürüne ilişkin önemli veriler sunduğu ve Arap Yarımadası’nın kültürel mirasının korunması açısından tarihi bir eşik olduğu ifade edildi.