Peygamber'in İzinde Gündelik Hayat

 

Yol Haritası

Hira Dağı’nda gelen ilk vahiyle birlikte Efendimiz’in büyük bir şaşkınlık ve korku yaşadığını biliyoruz. Bu şaşkınlık ve korkuyu anlamaya çalıştığımda o ilk dehşetin atlatılmasından sonra kendisini bekleyen belirsizlikten nasıl ürkmüş olabileceğini de hayal edebiliyorum. "Kendisinden neler istenecek? Bunları nasıl yapacak? Halkından nasıl bir karşılık görecek? Yaşayacağı muhtemel sıkıntılarla nasıl baş edecek?" Bu ve benzeri onlarca, yüzlerce soru üşüşmüş olmalı zihnine.

devamını oku 09.01.2013, Çarşamba

Karakterin Sese Yansıyan Gücü

Karakterimiz, duygularımız, özgüvenimiz, inandığımız konuya olan bağlılığımız istesek de istemesek de ses tonumuza yansır. "Sesinin tonundan New York'un kenar mahallerinden birinde yaşadığı belli olan bir kadın, meler gibi dedi ki…" cümlesinde bir kadının ses tonundan nerede yaşadığının bile tahmin edilebileceğini ifade eden yazar bu nedenle haklıdır.

devamını oku 07.01.2013, Pazartesi

Hangi Allah

E: İlginç bir şey öğrendim. Mekkeli müşrikler Allah'ı bilmiyor değillermiş. Allah’ı biliyorlar; ancak O'nun Rab oluşunu kabul etmiyorlarmış.

F: Evet burası çok önemli. Mekke dönemindeki Araplar, Hz. Peygamber’e bu kadar düşmanlık eden, onu öldürmek isteyen, ona inananlara işkence eden bu insanlar Allah’ın varlığını inkâr etmiyorlardı. Onlar da Allah'a inanıyorlardı....

devamını oku 04.01.2013, Cuma

Acının ve Zevkin Şahsiliği

Bazı müfessirler Kur'ân'daki cennet ve cehennem tasvirlerinin tamamen sembolik olduğunu söylüyor. Onlara göre Allah Teâlâ, insan aklının kavrayış sınırları dışında kalan öbür dünyayı bize anlatabilmek için orayı bu dünyadaki benzerlerine kıyas edebileceğimiz şekilde anlatmış.

devamını oku 02.01.2013, Çarşamba

Bir Klişe: Cahiliyenin Ahlaksızlığı

Günlük hayatın içinde küçük küçük işler için öteye beriye koşturup dururken insanların hangi yönleri daha çok etkiler bizi? İş yerinde veya evde günlük zorunluluklar akıp giderken insanlardan bize bizden insanlara ulaşan, birike birike çevremizde bizimle ilgili bir kanaat oluşturan nedir? Ne kadar okumuş biri olduğumuz mu? Bildiklerimiz mi? Makam ve mevkiimiz, soyumuz sopumuz ya da ömrümüzü uğruna tükettiğimiz diğer kazançlarımız mı? Yoksa karakterimiz mi?

devamını oku 31.12.2012, Pazartesi

Sonu Gelmeyen, Azalmayan, Değerini Kaybetmeyen Zevk

Ruh sağlığımızı korumamız için her gruptan uzmanlar bize daima küçük şeylerden zevk alabilmeyi öğütlüyorlar. Haklılar bir bakıma. Hangimizin hayallerinin hepsine ulaşacak imkânları var ki? Aklımız, tecrübemiz, hayal gücümüz arttıkça yeni yeni zevkler ediniyoruz ama ulaşamadığımız her zevk, ulaşabildiklerimizin de tadını buruklaştırıyor.

devamını oku 28.12.2012, Cuma

Peygamberimiz'in Tebliğ Mekânları

Malum, tebliğ "bir haberi veya bilgiyi duyurmak" demek."Duyurmak" daha önce duymamış olana yapılır. Davet, irşat, vaaz, nasihat, inzar (korkutma), tebşir (müjdeleme), “emr-i bi'l-maruf” (iyiliği emretmek), “nehy-i ani'l- münker” (kötülüğe engel olmak) gibi terimler de aralarındaki vurgu farklılıklarıyla birlikte tebliğle yakın manalar ifade ederler.

devamını oku 26.12.2012, Çarşamba

Peygamberimiz'in Getirdiği Esasların Temeli: Diriliş

Allah Teâlâ Peygamberimiz’i Mekkeli müşrik topluma ilahî davet göreviyle gönderdiği zaman ilk mesaj Allah'ın tek ilah olduğu ve insanların, öldükten sonra dirilip O'nun huzuruna toplanacakları çağrısıydı. Müşrikler putperest olmalarına rağmen Allah’a inanıyorlar fakat dirilişi ve ahiret hayatını reddediyorlardı.

devamını oku 24.12.2012, Pazartesi

Günlük Dualar

Duada makbul olan ise az sözle çok şey ifade eden ve doğru hedeflere odaklanan ifadeleri bulabilmektir. Ebû Davud'da Hz. Aişe (r.anha)'den rivayet edildiğine göre "Allah'ın Rasûlü; duaların özlü olanlarını sever, diğerlerini bırakırdı."

devamını oku 20.12.2012, Perşembe

Kur'ân'la Diri Kalmak (3)

İdeal olanı ise aslını okurken okuduğumuzu anlayacak şekilde Arapça biliyor olmamızdır elbette.  Bu idealin de âlâsı aslını okurken anlayabiliyor olmamızın yanında güzel bir ses ve makamla okuyabiliyor olmamızdır ki Efendimizin ifadesine göre bu nimete mazhar olan bir kişi başkasına verilen herhangi bir nimeti kendisine verilen bu nimetten üstün görürse Allah'ın yücelttiğini küçültmüş olur.

devamını oku 18.12.2012, Salı