Yazarlar

 

Yatağına Küsmesin Irmaklar, Kalk ve Uyar!

Ne etti ki Elçi? Nasıl hak etti “Sen ey Müddessir…” diye hitap edilmeyi?

devamını oku 18.11.2015, Çarşamba

Sancının Göğsüne Çağırıyor Elçi

Kendine saplanan bir hançer insan. Gülünü reddeden diken olmuş farkında olmadan. Kendisine yara kendisi, hep kanıyor dünyaya. Başkalarına ağlayışları da kendine; bilmiyor. Kendini ağlıyor; hiç susmadan. Saklı sancıların, ince sızıların, yakıcı âhların yatağında akıyor durmadan.

devamını oku 10.11.2015, Salı

Sesinde Serin Gül Bahçesi

Sesinde serin gül bahçesi saklı…

O gece.

devamını oku 02.11.2015, Pazartesi

Gamze Düştü Vaktin Yanağına

Kendi kuyusunda buz tutmuştu su. Aktığını unutmuş; tortulaşmıştı...

devamını oku 23.10.2015, Cuma

Vahşi'nin Pişmanlığı

Ebû Desme (Ebû Harb) Vahşî b. Harb el-Habeşî (ö. 23/644’ten sonra) için özel bir başlık atmak istedim...

devamını oku 19.10.2015, Pazartesi

Rağbetlerin Ertesi Sevmelerin Öncesi

O yakıcı ânın hatırası hâlâ yankılanır kalbimde.  Elimdeki kitaptan bir sayfa açtım. Kısmetimi aramak için…

devamını oku 14.10.2015, Çarşamba

Örtünün Altında Söz Sancısı

“Tozlu bir aynaya uğrarsa yüzün, utandırma aynayı, tozları da aşağılama” dedi iç sesim. “Al kalbini, taşlara tut. Tozları çağır yüzüne. Onlar da ayna arar kendine.”

devamını oku 08.10.2015, Perşembe

İbn Ummu Mektum: Kayıp Gözde Dirilen Bakış

İbn Ummu Mektum (ra)’un gözleri çocukluğundan beri dünyaya kapalıydı. Fakat gözleri dünyaya açık olan pek çok kişiden önce nurlanarak ilk Müslümanlar arasında yerini aldı. İslam’dan önce Husayn’dı; Abdullah, dedi ona Hz. Peygamber. Gücü yettiğince yanına gitmeye çalışıyordu Rasûl (sav)’ün.

devamını oku 05.10.2015, Pazartesi

Söz Kesilmektir Kur(b)an

Kurbanı sadece eyleme indirgeyenlere, eylemi de magazinleştirenlere bir çift sözümüz olsun.

devamını oku 22.09.2015, Salı

Varaka'nın Kalbinden Mirastır "Keşke"lerin Cümlesi

Terazi sarsıldı. Kefe ağdı. Sessizliğin göğsüne Söz düştü. Kalbin odacıklarına ateşli telaşlar taştı...

devamını oku 16.09.2015, Çarşamba