Sonpeygamber.info
Yazarlar
 

Hz. Muhammed: İbrahim'in Duasına Verilen İlahi Cevap

Hz. Muhammed (sav)'in peygamberliği de belki Hz. İbrahim'in duasına verilen ilahî bir cevaptır: "Ey Rabbimiz, soyumuzdan gelecek müslüman ümmet içerisinden bir peygamber gönder ki onlara Kur'ân ayetlerini okusun, kitabı ve hükümlerini öğretsin. Onları günahlardan temizlesin. Muhakkak ki sen, Aziz ve Hakîmsin."

Mimari zenginliğin detaylarıyla süslenmemiş, estetik kaygılara yüz vermemiş taş bir yapı. İlk kurgusu olan üstü kapalı bir U şeklinden, üç boyutlu tasarımların en yalın hali olan bir küp şekline devşirilmiş sıradışı bir mimari. Binlerce asrı deviren yaşına ve geçirdiği tüm tadilata rağmen, özünden ve stilinden zerrece ödün vermeden kalmış kadîm bir bina. Zamanla renklerin tüm tonlarının esirgendiği siyah bir örtü altına gizlenmiş; asırların ruhunu ve heyecanını püskürten gizemli bir çekim gücü oluşturuyor.

Sadeliğiyle büyüyen, yalınlığıyla zenginleşen bir heybet sunuyor etrafına. Dünyanın en iddiasız binası, en iddialı kalabalığı ağırlıyor çevresinde. İnsanlığın her rengi, siyahın büyüsünde beyazlara bürünmüş, onu tâzim ediyor. Milyonlar, "gök ile yer arasında bir kavuşma noktası" olan bu mekanla ruhsal bir temas kurabilmek için adeta yarışıyor.

Algılarla sınırlanmış bir dünyada görülemeyecek olan bu mabedin sahibine ulaşılacak son noktada olduklarını keşfediyor ziyaretçiler, bu kutlu mekan Kâbe'de. Ve Kâbe'nin o çöl sıcağı altındaki yalınlığında, içine düşülen en harlı ateşin bile gül bahçesine dönüştüğünü aynel yakin tecrübe eden ataları İbrahim'in hatırasına sığınıyorlar. Ateşten kurtulmanın mekânı olan bu mabedde, emniyet istiyorlar İbrahim'in Rabbı'ndan. Ve her türlü şüpheden ve her çeşit sapmadan O'na sığınıyor; hayatlarını kuşatmış olan putları bir bir kırıyorlar.

İbrahim, İslâm'da o kadar merkezde bir yer edinmiştir ki, müminlerin hayatına yalnızca kutsal mekânda aksetmez. Müminler, son peygamber Hz. Muhammed (sav)'in yanı sıra, namazlarında günde 30 kez İbrahim'in de adını anarlar. Tabii olarak teslimiyeti, verdiği tevhid mücadelesi, dua ve niyazları ile dinî, ahlakî, adebî ve tasavvufi nice eserin konusu olur İbrahim.

Babası Âzer'in yonttuğu putları parçaladıktan sonra, gerçek Tanrı'yı aramaya giden İbrahim'in çıktığı zorlu yolculuğun basit bir provasını yapıyorlar. Batıp giden şeylerden kendilerini arındırırken, bâkî kalanın ve ebedî olanın ancak Allah olduğu bilinciyle donanıyorlar. Katıksız bir imanla Rabb'ını keşfederek insanlığa bir "iman modeli" sunmakla kalmayıp, yeryüzünün ilk mabedi olan Kâbe'nin de bânisi olan İbrahim'in kulluk sırrını seyre dalıyorlar.

İbrahim'in Allah adına bu dünyada diktiği Kâbe'ye akın edenlerin kitabı Kur'ân, özel bir atıf yapıyor zira İbrahim'in Allah'ı arayış tecrübesine. Son Peygamber'i dahi "Doğru yola yönelerek İbrahim'in dinine uy!" emriyle hakikate çağırılıyor. Doğru yol, İbrahim'e nispetle tanımlanıyor; dinen en güzel yolun İbrahim'in dininin benimsenmesinden geçtiği ilan ediliyor.

İbrahim'in, dünyada seçkin kılınıp, kendisine güzellik verilenlerden, ahirette de salihlerden sayıldığı zikrediliyor Kur'ân'da. Allah, İbrahim'i "son derece ağır başlı, yumuşak huylu, varlığını Allah'a adamış" biri olarak övüyor; sadece kendisinin değil, ailesinin de Allah'ın rahmet ve bereketine mazhar olduğunu müjdeliyor insanlığa. Zira Kur'ân'ın "sıdkı bütün bir peygamber" olarak takdir ettiği İbrahim, üç kitabî dinin atası sayılıyor.

Dünya tarihini şekillendiren üç dinin atası olduğu gibi, yeryüzünün ilk mabedi olduğu söylenen Kâbe'nin de bânisi oluyor İbrahim. Kâbe, etrafında kurulacak olan Mekke'ye nüve olurken, Mekke de İbrahim'in duasını alıyor ve dokunulmazlık kazanıyor. Kâbe'nin etrafını 7 defa tavaf eden müminler, namaz yeri kılınan "İbrahim Makamı"nda kıldıkları iki rekât namazın sevabına onu da ortak ediyorlar. Ardından Safa ve Merve arasında yaptıkları 7 gidiş-gelişte de İbrahim'in eşi Hacer'in hatırasını yad ediyorlar. "Allah'ın gözle görünmeyen hükümranlığının sembolik bir yansıması olan Kâbe"de kulluğun merkezinde yer alıyor İbrahim. Keza Mina'da haccın zirvesinde, bir başka İbrahim hatırası daha yaşanıyor. Oğlunu Allah yolunda kurban etmekle emrolunan ve teslimiyeti sınanan İbrahim'in Allah yolunda verdiği muazzam sınavın nümunesi yansıyor kesilen kurbanlara.


Yahudiler İbrahim'e kan bağı ile, Hristiyanlar ise iman bağı ile bağlıdırlar. O, inananların babasıdır. Allah'ın varlığını akıl yoluyla bulan ilk kişidir. Hz. İsa, kökü Hz. İbrahim'e kadar uzanan tarihi ve dini mirasın varisi olarak dünyaya gelmiştir.

İbrahim, İslâm'da o kadar merkezde bir yer edinmiştir ki, müminlerin hayatına yalnızca kutsal mekânda aksetmez. Müminler, son peygamber Hz. Muhammed (sav)'in yanı sıra, namazlarında günde 30 kez İbrahim'in de adını anarlar. Tabii olarak teslimiyeti, verdiği tevhid mücadelesi, dua ve niyazları ile dinî, ahlakî, adebî ve tasavvufi nice eserin konusu olur İbrahim.

İbrahim'in imanı, üç kitabî dini birleştirir. Ahd-i Atîk'te İbrahim'in, İbranîlerin atası, inananların babası ve Allah'ın dostu olduğu zikredilirken, Yahve dahi, "İbrahim'in Allahı" olarak tavsif edilir. Dinî literatürde de İbrahim, "yahudi dindarlığının modeli" olarak gösterilir. Hz. İbrahim'in bütün emirleri, daha onlar vahyedilmeden önce yerine getirdiği, en önemli vasfının ise "Allah'ı ilk tanıyan kimse" olduğu zikredilir. Allah'ın açık olarak konuştuğu büyük peygamberlerden biri olduğuna dikkat çekilir. Tanrı'nın O'nu mübarek kılacağı, adının büyük olacağı, yeryüzünün bütün milletlerinin onda mübarek kılınacağı müjdesi verilir. 

İbrahim'in, Tanrı'ya, Tanrı olduğu için ibadet etmesi yüceltilir. İbrahim'in Kenan'daki ilk konaklama yeri olan Şekem'de inşa edilen Şekem Mabedi, İsrailoğullarının atalarının dinî hatıralarını taşıdığı için kutsal kabul ettikleri yerlerin başında gelir.

Hz. İbrahim Hristiyan kültüründe de özel bir yer tutar. Diğer peygamberlerle birlikte Allah'ın melekûtunda oturan İbrahim'in, bütün inananların, doğruların ve yahudilerin atası olduğu; diğer milletlerin onun gölgesinde oturacakları zikredilir. Pavlus'tan itibaren hristiyanlar için bir "iman modeli" olarak kabul edilir İbrahim. "Yeryüzünün bütün milletleri, İbrahim vasıtasıyla ilahî lutfa nail olmuşlardır." O, Allah'a imanıyla salih sayılmıştır. "İbrahim'in imanını taklit edip o imanda yaşayanlar, onun manevi çocuklarıdır." Yahudiler İbrahim'e kan bağı ile, Hristiyanlar ise iman bağı ile bağlıdırlar. O, inananların babasıdır. Allah'ın varlığını akıl yoluyla bulan ilk kişidir. Hz. İsa, kökü Hz. İbrahim'e kadar uzanan tarihi ve dinî mirasın varisi olarak dünyaya gelmiştir.

Allah tarafından sınanışı ve her türlü imtihandan başarıyla çıkışı, insanlığın önderi, imamı yapmıştır İbrahim'i. Nemrut'la tartışıp ateşe atılan, kavmiyle ters düşen, memleketinden hicrete mecbur kalan ve oğlunu kurban etmekle imtihan edilen İbrahim'in atıldığı harlı ateş onu yakmamış; "insanlığın küfür ve isyanını heykelleştiren Nemrut"un temsil ettiği değerleri yakmıştır.

Hz. Muhammed'in peygamberliği de belki Hz. İbrahim'in duasına verilen ilahî bir cevaptır: "Ey Rabbimiz, soyumuzdan gelecek Müslüman ümmet içerisinden bir peygamber gönder ki onlara Kur'ân ayetlerini okusun, kitabı ve hükümlerini öğretsin. Onları günahlardan temizlesin. Muhakkak ki sen, Aziz ve Hakîmsin."

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.

Dr. Nihal Şahin Utku

Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. 1996 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Abbâsî Devleti’nin Kuruluş Safhasında Abbasoğlu – Alioğlu İlişkileri” konulu yüksek lisans tezini hazırladı. Ardından aynı enstitüde “Kızıldeniz’de Denizcilik, Ticaret ve Yerleşim (VII. – XI. Yüzyıllar)” konulu doktora çalışmasını yaptı.(2005). Serbest araştırmacı olarak akademik çalışmalarına devam eden Utku, aynı zamanda İslam Tarihi alanında yazılar yazmakta, seminerler vermektedir.

devamını oku
 

Sonpeygamber.info'yu Takip Edin