Sonpeygamber.info
Ramazan Günlüğü
 

Mağfiret Günlerinde Gufranınla Ört Bizi Ya Gaffar

Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden azat olan Ramazan-ı Şerif'in mağfiret günlerindeyiz. Rabbimizin kullarının günahlarını örtüp, kusurlarını bağışlaması anlamına gelen mağfiret Kur'ân'ın hemen bütün surelerinde yüzlerce yerde geçer. Gazali'nin de işaret ettiği gibi Allah'ın örtücülüğü iç organlarımızı gül yaprağı gibi bir ciltle, bedenin bize özel yerlerini insana heybet veren nice güzel giysilerle örtmesiyle tecelli ettiği gibi; hepsi aleni olsa idi insan içine çıkacak halimiz kalmayacak nice hatalarımızı da mağfiretiyle örterek tecelli eder. Öyle ki bazen biz bile unuturuz yapıp ettiklerimizi, bir güven gelir kendimize de mangalda kül bırakmayız. Bu manada unutmak da Allah'ın örtücü rahmetinin bir tecellisidir.

Örtmek için görmek gerekir. Dikkatsizlik, saflık, gaflet gibi nedenlerden dolayı etrafında olup bitenleri ayırt edememek, kusurları görememek gufran değildir. Gaffâr kusurları görür; kimin, neyi, niçin yaptığının gayet güzel farkındadır, ama ifşa etmez, kin tutmaz, örter; hiç işlenmemiş gibi kişinin kendisine bile unutturarak izlerini siler.

Allah'ın affediciliğini anlatan isimleri kulun kusursuzluk arayışının da muhal olduğunu gösterir. Kur'ân'daki peygamber duaları bize kusursuzluk talep etmeyi değil; kusurlarımızın örtülmesini talep etmeyi öğretir. (A’raf/23; Hud/47; Şûra/82; A’raf/151; Sad/24; Sad35; Muhammed/19)

Ne kadar çok hata yapmış olursak olalım Allah'ın mağfiretinin hepsine yeteceğini bilmek ruh sağlığının en önemli şartlarından olan kendini affedebilmenin ve her zaman yeniden başlamanın mümkün olduğu inancının zeminini oluşturur. Bu inanç insanın içindeki olumlu insanî özellikleri açığa çıkarabilmenin temel şartıdır. İçinde kapanmamış meseleler, affedilmemiş düşmanlıklar biriktirmek insanı zehirler. Kendini ve başkalarını affedememek Allah'tan her daim af bekleyen insanın en büyük trajedilerinden biridir. Neredeyse Allah'ın yüceliğini inkâr sayılan ümitsizlik duygusu ise Allah'ın, isterse, iman eden kullarının bütün günahlarını bağışlayabileceğinin (Zümer 53) göz ardı edilmesinden doğar. Allah'ın bağışlayıcılığından ümit kesmek doğru olmadığı gibi O'nun mağfiretine yaslanarak günahlara fütursuzca devam etmek de yanlıştır. Sufiler sürekli günah işleyip de mağfiret dileme ihtiyacı duymamanın insanın iç yüzünün tamamen karardığının alameti sayarlar.

Allah'ın mağfiretini dilemek sadece bir temenni olarak kalmamalı; bu arzu bazı güzel amellerle de desteklenmelidir. Kur'ân ve Sünnet'ten öğrendiğimize göre beş vakit namaz, sadaka, seherlerde niyaz gibi ameller günahların affına sebeptir. Cenab-ı Hak Taha Suresi 82. ayette Gaffâr isminin tecellisini sırasıyla tevbe, iman, salih amel ve hidayet olarak sayarken bu hakikati bize açıkça göstermiştir.

Gazali’nin kanaatine göre kulun gaffar isminden nasibi, ifşa edilmesini istemediği kusurlarının benzerlerini başkalarında gördüğü takdirde onları yaymayıp örtmesidir. Efendimiz’in bildirdiği üzere hataları örtmenin kişinin kendisine dönen uhrevi neticeleri vardır: “Kim bir Müslümanın ayıbını örter, kusurunu bağışlarsa Allah da kıyamet gününde onun kusurlarını bağışlar” (Buhârî, Müslim). Hele hele ana baba ya da öğretmen gibi insanları idare etme pozisyonunda olan bir kişinin bu isimle ahlaklanması olmazsa olmaz bir şarttır. Öyle ki cezalandırmanın kaçınılmaz olduğu durumlarda dahi mümkün olduğu kadar alenileştirmemeye dikkat edilmelidir. Kusurları örtmek şahsiyetteki izzetin bir sonucudur. Gıybet, tecessüs, kusur arama, intikam gibi izzete aykırı haller kişinin bu mertebeye ulaşmasının önündeki en ciddi engellerdir. Bizi "hataları örten" olabilmekten alıkoyan şey başkalarının kusurlarının büyüklüğü değil, kendi ahlakımızın düşüklüğüdür.

 

Yorumlar

 
EMİNE DOĞAN
EMİNE DOĞAN01.07.2016

Bugünkü insanın psikolojik sorunlarının ve devamen kendisiyle barışık olamama/ mutsuz, huzursuz olma halinin en büyük sebeplerindendir yazının tamamında yer alan nokta vuruşlar.
Şükran borcluyuz hocam size çok veciz ifadeler ile hastalik ve ilacı arzetmişsiniz.
Allah razı olsun.
Sonpeygamber info yetkililerinden bu yazının mutlaka cok daha fazla kimseye ulaştırılmasını, yalnızca bu sitede kalmaması gerektigini ve böylece Allah'ın izni ile çok kimsenin kendini update etmesine vesile olacağını düşünüyorum.
Bilemiyorum tabi bunu istemeye hakkım var mı acizane.
wesselam

01.07.2016