Sonpeygamber.info
 

Ruh Tembelliği


Cömert ruh, cennetteki Tuba ağacı gibidir. Pinti ruhsa, zakkum ağacı gibi... Cömert ruhun eserleri Tuba’nın yemişleri gibi en tatlı yemişlerdir. Pinti ruhtaki ise zakkumunki gibi acı ve zehirli.

İslam âleminin içine yuvarlandığı girdaplardan biri de “ruh tembelliği” veya “ruh pintiliği”, “ruh cimriliği”dir. Bu tembellik vücut tembelliğinden, mal cimriliğinden daha kötü ve yıkıcıdır. İslam âlemi için başlı başına bir felaket olan bu psikolojik daralış hâli, fiziki, maddi tembelliği de doğuran asıl sebeptir. Çalışkanlık, tembellik gerçekte ruha ait özelliklerdir. Ruhtan gelen arzu ve umutlar insanın maddi zahmetlere de katlanmasını kolaylaştırırlar. Fakat ruh tembelliği ve daha ilerisi ruh pintiliğine saplanmış bulunanlar için artık hayat dinamizmi çok uzakta kalmıştır. O ruh âdeta buz tutmuştur. Çözülmesi için bambaşka bir hava, bambaşka bir ateş lazımdır.

Cömert ruh, cennetteki Tuba ağacı gibidir. Pinti ruhsa, zakkum ağacı gibi... Cömert ruhun eserleri Tuba’nın yemişleri gibi en tatlı yemişlerdir. Pinti ruhtaki ise zakkumunki gibi acı ve zehirli. Pinti ruh dünyayı karanlıklaştırmıştır kendine. Işık onu rahatsız eder. Ruhun ve zekânın yeni ihtimalini kuşkuyla karşılar. Her an doğması gereken günü bir adım daha ilerde karşılamaktan ürker ve üşenir. Allah’ın nimetlerini taze bir heyecanla karşılamaktan ıraktır. Her şeyi kanıksamış gibidir. Bezgindir. İdrak yönünden de kaya gibi serttir.

Haset, kin, kıskançlık, hile gibi kötü huylar pinti ruhta, tembel ruhta yuva kuracak ve girmemecesine yerleşecektir. Cömert ruh, geniş ruh ise bu türlü duygularca yoklansa bile hemen savunmaya geçen ve direnen ruhtur, bu kötülükleri kendisine yaklaştırmayan, yaklaşsalar bile kısa zamanda onlardan temizlenmeye başlayan ruhtur. Gerçek Müslümanın ruhu cömert ruhtur. Bu ruhta haset yok, takdir vardır. Kıskançlık yok, gıpta, imrenme vardır. Gurur yok, vakar vardır. Zillet yok, tevazu vardır. Zem veya gıybet yok, hakikati yerinde ve gereğinde söylemek vardır.

Büyük hareketleri ve büyük medeniyet açılımlarını büyük ruhlar, üstün ruhlar, kahraman ruhlar, geniş ruhlar, cömert ruhlar yapar. Küçük dar, korkak, alçak ve pinti ruhlarsa, en kutlu bir mirası bile eritip çürütüp yok edebilirler. En güzeli en çirkine çevirebilir, en yüceyi en aşağı hâle getirebilirler. İslam âlemi büyük dönemlerinden sonra böyle bir ruh tembelliği dönemine girdi. Giderek bu ruh tembelliği, ruh pintiliği hâlini aldı. Bugün, her alanda İslam ülkelerinde ruh pintiliğinin âdeta saltanatı hüküm sürmektedir.

Ruhların yeniden eski soyluluğunu, genişliğini, cömertliğini kazanması için onu içten gizliden gizliye çökerten ayrık otlarından, karamuklardan temizlemek lazımdır. Ruh ekinlerinin daha temiz ve gür büyümesi, başaklarının hakikat sütüyle dolu olması için âdeta Nil, Fırat, Dicle dolusu şelalelerin ruhtan akması, ruhun iman nuruyla yıkanması gerekir.


Ruhların yeniden eski soyluluğunu, genişliğini, cömertliğini kazanması için onu içten gizliden gizliye çökerten ayrık otlarından, karamuklardan temizlemek lazımdır.

Sabırsızlık, tevekkülsüzlük, inanç zayıflığı ibadet noksanlığı gibi menfi unsurlar yavaş yavaş kalbin ve ruhun kararmasına sebep olurlar; bu, giderek ruhun pintileşmesine, imanla küfür arasında kıl mesafesi kalmasına sebep olur. Ruhun pintiliği hali Allah korusun böylesine tehlikeli bir noktada tutar insanı. En ufak bir sürçmede de insanoğlu en büyük hüsrana düşebilir. Klasik musikimiz, mimarimiz, edebiyatımız, ruh cömertliğinin mahsulleriyle doldurmuştu geçmişimizi. Sanat ve edebiyatın şimdiki hâli ise ruh pintiliğinin sergisi halinde…

Pinti ruh, kendisine bir hapishane ören ruhtur. Kendi ördüğü sert kabuğun içine girer. O, oraya dıştan nüfuz edilmemesi için bu tabakayı bir perde gibi kendisiyle dış âlem arasına yerleştirmiştir. Ruh ifrazatı ölü tozların tabakalaşmasından meydana gelmiş bir perdedir bu.

İslam’ın yeni ruh akıncıları, her şeyden önce, kendi içine kapanarak pintiliğin en derin uçurumunda, kendi karanlığında kıvranan ve dışa karşı bir kaya gibi sert ve kapalı bulunan bu ruha nüfuz için bir nokta, elverişli bir nokta arayacaklardır. Bir kalenin fethinde kapatılması unutulmuş en ufak bir deliğin işe yaraması düşünülerek araştırılması gibi ruhun her cephesini yoklayacak olan ruh akıncıları ve öncüleri, bu ruh pintiliğini kırmayı başardıktan sonra çalışmalarının verimliliğini göreceklerdir.

Bu yazı Sezai Karakoç’un Düşünceler adlı eserinden alıntılanmıştır.
 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.