Tek Tip Müslüman

İnsan ne kadar az bilirse kendini tek doğru sanma düzeyi o kadar artıyor. Bilginin kaynaklarına ulaşma becerimiz azaldıkça kendimize güvenimiz kuvvet kazanıyor; fikirlerimizi, kararlarımızı daha bir hararetle savunup esnekliğimizi kaybediyoruz. İnsanın İslam'ın evrenselliğini algılamasını sağlayacak şey bilgide derinleşmesidir. Allah'ın kitabına, Rasul’ünü...

Kur'ân Yolculuğu: İnşikak Suresi

İnsanlığını sağ bırakmak… Kabul et; içinde “ayrılık ne vakit” düşüncesi olmadan hiçbir kavuşma yaşamadın. Doğman bir ayrılıktı. Ölmen başka bir ayrılık… Yaşadığın hayat içinde bin bir ayrılık. Kabul et; için için ertesi günün yorgunluklarını hesaplamadığın, şöyle tam bir dinlenme zamanı geçirmedin. Kabul et; yaşadığın her sevincin içinde ya yanaklarına, ya içine içine...

Târık: Yıldızlarla Çalıyorsun Kapımı

Gökler ve gece gelen konuk konuşsun sana. Gökleri tanık tutuyorsun. Göğü söz diye indiriyorsun aklımın toprağına. Arza düşmüş bakışımı yukarı kaldırmamı bekliyorsun. Yer'li olmuş aklım; Sen gök çekimine tutulsun istiyorsun. Sağır sebepler arasında boğulan, insafsız çarklar arasında ezilen, sonu gelmez yokuşlarda susayan kalbime yeni bir ufuk açıyorsun.   Amennâ. Gökyüzüne varıyo...

Tarık: Karanlığın Muhalifi Yıldızlar

Her yıldız bir iddia gibi durur başımızın üstünde. Uzayın, çok uzaklarındaki derinliğin bir selamı gibi ışıldar orada. Ve her yıldız şunu söyler gönderilmiş iddiasında: “İnançsızlık karanlıktır!” Kendini küçük bir kara parçası kadar bilmek, teninden uzayına; ruhuna uzanamamak gibi midir bilinmez bu inançsızlık denilen şey… Ona kendi iç sesi “Nasılsın?” dediğinde, &...

Müjdelenen Evlat: Hz. İshak

O, tanıdığına ve tanımadığına ikram eder, onları ağırlamaktan huzur duyardı. Bir gün evine hiç tanımadığı üç yakışıklı genç geldi. Adeti üzere koşturdu ve bir dana kızartarak önlerine koydu. Misafirlerin, bu ikrama hiç el uzatmadıklarını görünce Hz. İbrahim (as) onların düşmanlığından endişe ederek heyecanlandı ve çekindi. Onun bu durumunu gören misafirler İbrahim’i teselli ederek “En...

Kur'ân Yolculuğu: Tarık Suresi

“DÜŞÜN gökleri ve gece vakti geleni! Bilir misin nedir gece vakti gelen? O, yıldızdır (inanmadan yaşanan hayatın) karanlığını delip geçen (zaten) hiçbir insan korunmasız bırakılmamıştır.” (1-4) Sabah yıldızları. Geceden gelen, gece hece aniden kapıyı çalan aydınlık... İnsanın “nasıl yaşarsam her şeyimle mutlu olabilirim?” sorusunun tam karşısında, o soruyu ortadan kaldır...

Beled: Evim Sensin

Ötesi yok; işte Ben şahitliğe çağırıyorum bu beldeyi… Aldanışım mekânla başladı. Dünyamla, ülkemle, şehrimle, yuvamla, bedenimle… Varlık konforu var edilmişliğimi unutturdu. Var edilmişliğimi unutunca, Var Eden Seni unuttum. Süreklilik vaad eden yerleşimler gelip geçiciliğime kör etti beni. "Hep buradasın! Yaslan şöyle, rahatına bak!" dedi camekânlar, vitrinle...

Beled: Kebed Olamadım Sancısı

Son Peygamber’in özgürlüğünü elde edinceye kadar bütün çileleri çektiği Mekke ya da Medine “insanın derde düştüğünün/kebed” özel olarak tanığıdır. Tabii hayat mücadelesinde ve elbette özellikle özgürlük mücadelelerinde herkesin, her insanın yaşadığı kent, kasaba hayatın bu yanının; bu meşakkat, şiddet ve mihnetin tanığıdır. Ne memleketler, uzak yakın ne coğrafyalar, ne uygarlıkl...

İki Yürüyüş

Kaderimiz bir gecede değişti. Hira’da. Kamer nasıl bölündüyse, kader de bölündü o gece. "Şakk-ı Kamer"e giden yol "Şakk-ı Kader" [1] gecesinden geçti. Ki kader bölünmesinin ki ışığa hâlâ üzerimizde. Karanlıklarımızın ufkunda bin güneş şavkı, bin sabah ümidi Kadir gecesi, Kader gecesi. O gece şehirde aradığını dağda buldu "güvenilir Muhammed (sav)"....

Kaf: Durup Düşünme Durağı

Kaf! Tek hecelik bir vuruş! Akışı durduran keskin bir uyarı! Sessizliği yırtan tok bir sayha! Alışık olmadığım bir hitap. Bir harflik sesleniş. Bir hecelik dokunuş. İçine anlam koyamadığım ama varlığını anlamlı bulduğum keskin bıçak darbesi. Duraksadım burada. Durmamı ima ediyor olmalı Kâf. Tam burada. Gürültüleri susturup, telaşları uzaklaştırıp bir bıçak sırtında kalmalıyım. Bir kavşak b...

Kaf: Damarın Şah'ından da Yakın

Yine ilk yıllarda düşmüş bu arınma sözleri, bu yağmurlar... Belki benim/ senin de kendini bilmeye başladığı ilk yıllarına düşecek. Ya da bizde daha evvel hiç olmadığı kadar ilkliği, başlangıçları, yenilikleri, ilkellikteki o safiyeti gün yüzüne çıkaracak. Ruhsal ürpertiler, iç üşümeleri, titreme/ kendine gelmelere neden olacak. Kimbilir. Gökten atanmış elçiler ve Son Peygamber sana bunları söyl...

Mürselat: Yalancılar Gönderileri Yalanlaya Yalanlaya Bitiremedi ki

Üst üste. Yan yana. Bir daha. Bir daha. Yeni baştan. Yine yeniden. Hep yeni. Hep taze. Israrla. Hiç bıkmadan. Usanmadan. İnkâr edenlerin inkârlarını ciddiye almadan. Yalanlamalara aldırış etmeden. Yok saymaları, küçümsemeleri, üstünü kapatmaları, azımsamaları utandıra utandıra. Gönderiler gelmekte iç içe. Sözler inmekte tane tane. Yağmur taneleri gibi diri. Diriltici. Vurduğu her y...