Fecr: Cennetten Bir Kere Düşülür

  Bu Ramazan,  hayatımız bir kez daha sakinleşecek ve bir kez daha durulacak az da olsa.   Baştan sona okumalarla hayatı yeniden daha doğru anlamanın ve yaşamanın zamanı olsun.   Fecr suresinin teklifleri: Şafağı düşün. Sadece sabah değildir şafak. İnsanın bilgiye ve bilince uyanışıdır. Yozlaşmışlığın karanlığına bir sabah, bir aydınlık, bir çözüm getirmesinin gerekliliği...

Oruç: Bir Hira Bekleyişi

An geldi. Orucun nefesinde tazelendi vahyin sesi. Söz taze bir yağmur olup düştü nasibine… Dinle şimdi… Alıp seni Hira'ya çıkarıyor oruç. Kalabalıklardan uzağa. Doymaların karşı yakasına. Hazların taşrasına. Bir diriliş sütunu etmek istiyor gövdeni. Varlığını doğruluk ve duruluk göstergesi kılmak istiyor. Çekiliyorsun rahatlıkların koynundan. Üzerinden düşürüyorsun gaflet ö...

Leyl: Sözünü Leyl'âmız Bildik

  Bu Ramazan,  hayatımız bir kez daha sakinleşecek ve bir kez daha durulacak az da olsa.   Baştan sona okumalarla hayatı yeniden daha doğru anlamanın ve yaşamanın zamanı olsun.   Varlığın teninde zahir oldu her şey. Söze değer ne varsa, varlık sabahında geldi. Varlığın sayfasına bir kalem ucu diye değdirdin bizi. Yoksa her şey kopkoyu bir sessizlikte kalacaktı. Bizimle y...

Leyl: Gece misin Gündüz mü?

  Bu Ramazan,  hayatımız bir kez daha sakinleşecek ve bir kez daha durulacak az da olsa.   Baştan sona okumalarla hayatı yeniden daha doğru anlamanın ve yaşamanın zamanı olsun.   İnsanlar gece ve gündüz kadar farklı inanışlar, ideolojiler, hayat tarzları, amaçlar peşinde... Bu temelde, amaç seçimindeki farklılığı bırakın, aynı amaç içindeki farklılık çeşitlerindeki çokluk...

A'lâ: Tesbih/Anmak Doymaktır Doymak Yaşamak

A’lâ suresi bayram sevincini yansıtır. Hz. Peygamber’in bayram günlerinde okuduğu bir sure olduğu bilinir. Yani şöyle; Hz. Peygamber, kendi anadilinde olan, çok iyi anladığı, okurken kimbilir neler düşündüğü, düşündürdüğü bu sureyi sevinçli günlerin tadına tat katsın diye okurmuş dostlarına. Çünkü sure Allah’ın sonsuz anlamlılığını veciz ifadelerle kul diline pelesenk ediy...

A'lâ: Baş Koyduğum İş Ne Alâ

Nasıl iş bu? Her yerde bir şey var. Her şeye bir yer var. Her hareketin amacı var. Duruşlar anlamlı. Yönelişler amaçlı. Hep bir yerden bir yere her zerre; anlamsız ve abes, faydasız ve meyvesiz eylem yok. Devinimler, akışlar, inişler, dağılışlar, çözülüşler, gelişler, gidişler, doğmalar, ölmeler… Hepsine ama hepsine anlam var. Anlam boşluğu yok. Görevsizlik yok âlemde. Güneş bir uf...

Tekvir: Dürüldü Sahte Güneşlerim

Üzerime örtüler çekiyorum. Dünyayı giyiniyorum bile isteye. Üşümeye niyetim yok. Çekiniyorum sorgu sualden. Uzak duruyorum cam kırığı sancılardan. Yırtılsın istemem gömleğim. Keyfimi eksiltmeye razı değilim. Sırası değil şimdi bunların. “Hem nasılsa güneş duruyor orada.”  Ayak diretiyorum akışa. İnkâr ediyorum değişimi. Gözümü kapatıyorum ayrılışlara. İsim koymuyorum tükeni...

Tekvir: "Nereye Gidiyorsun?"

Yolun sonunda ne var? Hz. Peygamber’in, O’nunla çağların ötesinden yaptığımız bir sohbetinde “Kıyamet sahnelerini seyretmek istiyorsan/ız Tekvir, İnfitar ve İnşikak isimli surelere bir bak/ın” dediğini hatırlarım. Şimdi Tekvir suresinin satırlarında mukabeleye devam ediyorum. Daha başlarken “Neler oluyor? Hiçbir şey eskisi gibi yerli yerinde değil! Güneş nerde? Ya...

Tebbet: Ellerin Ettiğine Bak

Ellerim, ah ellerim!  Hiç yoktan aldığım. Huzurlarımın göllenme yeri. Sahip olma hevesimin ovası.  Dünyaya tutunma aracım. Avuç avuç sevincim. Ellerimdedir kaderim. Bileğime vuran, parmak uçlarıma taşan hayat nehridir ellerim. Uzanışlarımın adresi. Kavrayışlarımın köşe başı. Tutunma yerim. Varlığımın dal ucu ellerim. İrademin uç dokunuşu yeryüzüne. Elime çizilidir kaderim. Elimin eriş...

Tebbet: Bırak Kin Kendini Yaksın

Sona dayanmış bir düşmanlıkla karşı karşıya isen… Tenden öte düşünsel rengin farklıysa; mesela siyahı tek renk bilenlerden farklı olarak beyazsan ya da beyazı yeryüzünün biricik rengi bilenlere göre karanlık geliyorsa senin güneşin… Kalbin ilahi bir yazgının öz fikrini seçmişse kendine ruhunun giysisi olarak… Ve kaderini gökten alıp yere yaymayı yeğlemişsen… Başkalar...

Fatiha: Aç İçini Rabbine

Dışınday(d)ım ev-ren-in. İçeri girmeye yüzüm olmadı. Olamazdı. Kapı ardında bekletildim uzunca bir süre. Adım sanım bilinmeden. İtibarsız ve şansız. Gereksiz ve faydasız. İçeride varlığı özlenmeyen. Buyur edilmedim bir varlık odasına.  Unutulmuş, unutulduğu da unutulmuş bir şeydim. “Şey” bile değildim aslında. Ev-ren-deyim bugün Varım. “Varım” diyebilecek kadar varım...

Fatiha: Hayatın Aslına Varmak

Hayatın aslına varmak… Hayata ayrıntılarından baktığın zaman her ayrıntı sana kendini tek tek konulmuşcasına sunuyor. Bazen buna sen de inanıyor ve diriliğinin kıpırtıları olan bu ayrıntı odacıklarına ilgini, özverini, zamanını ve emeğini hapsediyorsun. Gözünde büyütüyorsun onu. Fakat onun senin önüne diktiği yalancı tepeyi aştığında; yani sen, ondan arttığında, ona fazla geldiğinde ise y...